Felsefe ve İlim

Bağdat'ta 60 bin dinar(altun)a inşa edildiği rivayet olunan "Nizamiye" adlı bu medreseye çarşılar, han, hamam ve çiftlikler vakfedilmişti. Dinî bakımdan hanefî ve şâfiî fıkıhlarını öğreten Bağdat Nizâmiyesi ilim ve fikir hayatında mühim rol oynamış, yüksek vasıfta bilginler yetiştirmiş, buradan çıkan gençler memleketin selâhiyetli şahsiyetleri olarak yüksek makamlar işgal etmişlerdir. Yine o sıralarda İsfahan, Nişâpur, Merv, Belh, Herat, Tûs, Basra, Âmul gibi merkezlerde birer benzeri kurulan Bağdad Nizâmiyesi'nin ders konuları ve programları, esas itibariyle, bütün islâm ülkelerinde ve Osmanlılar dahil, İslâm-Türk devletlerinde asırlarca takip ve tatbik edilmiştir.

Nizâmiye medreselerinde dinî bilgiler yanında, felsefe (kelâm), filoloji (Arap dili ve grameri) ve matematik (riyaziyat, hey'et) vs. gibi ilimler de okutulduğu için ve Avrupa'da benzer müesseseler daha geç tarihlerde kurulmuş olduğundan, Bağdad Nizâmiyesi yüryüzünde ilk üniversite sayılmaktadır. Daha sonra Selçuklu devletlerinde, Harezmşahlar'da, Atabeylikler'de, Türkmen beyliklerinde, Hint'de ve Mısır'da sultanlar, devlet adamları ve hâtunlar tarafından, aynı esaslarda yürümek üzere, kurulan medreseler sayılmıyacak kadar çoktur. Medreselerin devletin sivil idare kadrosuna memur yetiştirmesi itibariyle de büyük önemi vardı.

Selçuklu devrinde tabipler, belagatçiler yetişmiş, matematik ilmi de yüksek bir seviyeye ulaşmış ve daha çok edebî hüviyetiyle tanınan meşhur Ömer Hayyâm (ölm. 1131), Muhammed Beyhâkî gibi kuvvetli temsilciler bulmuştu. Ayrıca 1074-1075 senesinde bir rasathane kurularak tetkikler yapılmış, Ömer Hayyâm, Ebu'l-Muzaffer İsfizarî, İbn Necûb'ül-Vâsıtî gibi yüksek hey'etçiler "Târih-i Melîkî" veya "Târih-i Celâlî" veya "Takvim-i Melikşahî" denilen bir takvim tertiplemişlerdi ki, bu takvim bugün kullanılan Gregorien takviminden daha doğru hesaplara dayanıyordu.

Bütün Türk hükümdarları gibi Selçuklu Sultanları da tarih bilgisinin gelişmesini teşvik etmişlerdir. Böylece Selçuklular'ın menşeinden bahseden eserler hep bu çağın mahsülleridir.

Türkmen beyliklerinde Dânişmend Gazi Ahmed Bey'in hayat ve savaşlarını anlatan, destânî mahiyeti ünlü Dânişmendnâme vardır.

Bununla beraber Mısır ülkesinde Oğuz lehçesi ile de kitaplar yazılıyordu.

Son

Menüye Dön