Veled Çelebi İzbudak (16 Ağustos 1867, Konya - 4 Mayıs 1953, Ankara), Türk dili araştırmalarına ömrünü adamış dil bilimci, şair, Mevlevî şeyhi ve devlet adamıdır. Hem anne hem baba tarafından Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî soyundan gelen bir aileye mensuptur; babası Mustafa Necip Çelebi, annesi Rabia Hanım'dır. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan dönüşüm çağına tanıklık etmiştir.

Konya'da Sultan Veled Medresesi'nde okumuş, Farsça ve Arapça öğrenmiştir. On altı yaşında Konya vilayet kaleminde memuriyete başlamış, ardından Konya Rüşdiyesi'nde yazı ve Farsça öğretmenliği yapmıştır. 1889'da İstanbul'a giderek Bahariye Mevlevîhânesi'ne yerleşmiş ve 'Bahâî' takma adıyla 'Tercümân-ı Hakikat' gibi gazetelerde yazılar yayımlamıştır.

Türkçülük hareketi içinde etkin rol almıştır. Yusuf Akçura ve Necip Âsım ile birlikte Türk Derneği'nin kurulmasına katılmış, Türkçenin grameri üzerine çalışmalar yapmıştır. On iki ciltlik bir 'Türk Dili Lügati' hazırlamış; bu çalışmanın el yazması Türk Dil Kurumu'nda korunmaktadır. Dil alanındaki bu emekleri onu erken dönem Türkçü dilcilerin önemli isimlerinden biri yapmıştır.

Mevlevîlik geleneği içindeki görevleri de hayatının önemli bir bölümünü oluşturur. 1908'de Galata Mevlevîhânesi'ne vekâleten, 1910'da ise Konya Mevlânâ Dergâhı postnişinliğine atanmış ve bu görevi yaklaşık dokuz yıl sürdürmüştür. Aynı dönemde Karatay Medresesi'nde ders vermiştir. I. Dünya Savaşı sırasında albay rütbesiyle Gönüllü Mevlevî Alayı'na komuta etmiş, yaklaşık üç yıl Şam ve Hicaz bölgesinde bulunmuştur.

1918'deki yenilginin ardından Ankara'ya geçerek Millî Mücadele'yi desteklemiştir. Ankara Lisesi'nde Farsça okutmuş, Ziya Gökalp ile birlikte çalışmıştır. Yirmi yıl boyunca altı dönem milletvekilliği yapmış (önce Kastamonu, 1923'ten itibaren Yozgat), Türk Dil ve Tarih kurumlarının oluşumuna katkıda bulunmuştur.

1925'te yeniden postnişinliğe atanmış, ancak aynı yıl 16 Kasım'da tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla bu görevi sona ermiştir. Ömrünün sonuna kadar Türk Dil Kurumu çalışmalarını sürdürmüştür. 'Türk Diline Medhal' (1922), 'Mesnevî' tercümeleri (1942-1946) ve 'Hatıralarım' (1946) başta olmak üzere yirmi dokuzu aşkın eser bırakmıştır.

4 Mayıs 1953'te Ankara'da vefat etmiş, İsmet İnönü'nün de katıldığı bir devlet töreniyle Cebeci Mezarlığı'na defnedilmiştir. Veled Çelebi İzbudak, Osmanlı, geçiş ve Cumhuriyet dönemleri arasında bir köprü olmuş; Türk dil araştırmalarını ilerletirken Mevlevî kültür mirasının korunmasına ve Atatürk'ün dil ve tarih alanındaki reformlarına önemli katkılarda bulunmuştur.