Papa, diz çöküp yalvardı ve Attila Roma'yı da bağışladı
Attila 452 baharında 100 bin kişilik ordusunu Julia Alplerinden geçirerek bu günkü Venedik düzlüğüne indirdi. Oradaki meşhur Aquileia kalesini zapt ettikten sonra Po ovasına girdi. Aemilia bölgesini işgale başlayıp Roma İmparatorluğunun o zaman başkenti Ravennayı tehdit etmesi meselenin nihayete erdirilmesine kafi geldi. Saray endişeli, halk telaşlı, senato ne olursa olsun barış yapmak kararında idi. Kilise de bu arzuya katıldı.
Süratle bir heyet hazırlandı. Hitabeti ile meşhur Papa I. Leon (Büyük Leon) başkanlığındaki heyet, Mincio ırmağının Po nehrine döküldüğü düzlükte ordugahını kurmuş olan Attila tarafından kabul edildi. Papa, imparator ve bütün hristiyan dünyası adına, büyük Türk başbuğundan Romayı esirgemesini rica etti. Beş yıl kadar önce büyük bir kuvvetle Çekmeceye kadar geldiği halde nasıl İstanbulu tahrip etmekten kaçınmış ise, Papanın ağzından Romanın teslim olduğunu öğrendikten sonra eski medeniyet merkezini korumayı vazife sayan Attila, muzaffer ordusu ile başkentine dönerken, şüphesiz tıpkı Bizans gibi, Batı Roma İmparatorluğunun da kendi iradesine bağlandığı kanaatinde idi.
Priskosun 448de Hun başkentinde Batı Roma elçilerinden duyarak belirttiği gibi, şimdi sıra Sasanilerde idi. Oranın da himayeye alınması ile dünya hakimiyeti gerçekleşecekti. Fakat bu Attilaya nasip olmadı. İtalya seferinden dönüşte, rivayete göre zifaf gecesinde ağzından kan boşanmak suretiyle öldü (453). Yaşı 60 civarında idi.
