Bizans bakımından en ağır şart yıllık vergi idi. Her sene bu kadar altın tedarik edilmesi İmparatorluğun takatini aşıyordu. Şaşırdığı anlaşılan Theodosios, sarayındaki ileri gelenlerin de tavsiyeleri ile, garip bir kurtuluş yolu buldu: bir suikast ile Attilayı ortadan kaldırmak. Başında Edekon (Türk) ile Orestes (Pannonialı bir Romalı)nın bulunduğu Hun elçilik heyeti ile birlikte Bizans başkentinden Attilanın devlet merkezine yani Orta Macaristana doğru yola çıkan, suikast tertibinden habersiz tanınmış hukuk bilgini Maximinos başkanlığındaki ve bıraktığı notlarla, başta Attila ve çağı olmak üzere 5. asır Avrupa Türk tarihini teferruatlı bir şekilde öğrenmemize yardım eden katip Priskosun dahil bulunduğu Bizans elçilik heyetine, gizli planı gerçekleştirmeğe memur, gizli vazifeli Bigilasda katılmıştı.
Heyet 448 yılı yazında Hun başkentine geldiği zaman, durumdan Edekon vasıtası ile haberdar olan Attila, yaptığı aleni sorgu neticesinde Bigilasa maksat ve faaliyetlerini itiraf ettirdi, Bizanslıların hiçbirine dokunmadı. Fakat Theodosiosa hitaben yazdırdığı şu mesajı hususi elçi ile imparatora yolladı: Theodosios, Attila gibi, asil bir babanın oğludur. Attila babası Muncuktan aldığı asaleti muhafaza etmiş, fakat Theodosios Attilanın haraçgüzarı olmakla köle durumuna düşmüştür. Theodosios kölelik haysiyetini de koruyamamıştır, çünkü efendisinin canına kıymak istemiştir. Attilayı teskin etmek üzere Bizanstan, derhal, yukarıda adı geçen Anatolius ile magister ve kançılar Nomus başkanlığında ikinci bir heyet yola çıkarıldı. Bu elçiler Hun başkentinde Attilayı tahminlerin aksine, sakin ve yumuşak buldular. Zira Hun dış siyaseti değişmekte idi. İmparator Theodosiosun şahsında Bizansı tamamen kendi idaresine bağlı kabul eden Attila, artık Batı Romaya yönelme zamanının yaklaştığı kanaatine varmış bulunuyordu.
Batı Romaya esasen son askeri destek 439 yılında yapılmış, ondan sonra yardımlar kesilmişti. Batı Roma Hun Devletine yıllık vergisini muntazaman ödemekle beraber, durumun farkında olan Başkumandan Aetius, muhtemel bir Hun-Roma çatışmasına hazırlanmakta idi: Barbarlarla münasebetlerini düzeltmiş onlardan aldığı ücretli askerlerle, Türk usulünde, çoğu süvari birliklerinden kurulu ordular teşkiline girişmiş, Hunlara bağlı bazı kavimlerle gizli temaslar aramaya başlamıştı. Buna karşılık Attila da, 443 yıllarında tekrar alevlenen ve Galyadan İspanyaya da sıçrayan köylü isyanları ile yakından ilgileniyor, Romaya karşı Vandallarla işbirliği imkanlarını araştırıyordu. O da, şüphesiz, Roma İmparatorluğu ve barbarlardan meydana gelen bütün bir Batı dünyası ile hesaplaşacağı için işin ehemmiyet ve azametini takdir etmekte idi.
