870 tarihlerinden itibaren Don ile Dnestr nehirleri arası, Kırımın da bir kısmı dahil olmak üzere Peçeneklerin eline geçmiştir. Peçeneklerin işgal ettikleri saha şimalde Kiyef yakınlarına kadar uzanmakta idi; onlar Karadenizin şimalindeki bozkırlarda 150 yıl gibi uzun bir zaman kalmışlardır. Bu Türk kavmi kabileler birliğinden daha yukarı bir basamağa çıkamamış, yani bir devlet kuramamış olmakla beraber, dünya tarihinde gayet önemli bir rol oynamıştır.
Macarların Azak denizi sahasından bugünkü Macaristana gelmeleri ve dolayısıyla Orta Avrupada Türk unsuru ile çok karışık bir Fin-Ugor kavminin bulunmasına sebep olmuştur. Bundan daha mühim cihet: Peçenekler Aşağı Dnestr ve Tuna boylarını Dakyanın bir kısmını işgal etmekle, o sıralarda hemhudut olan Şark ve Cenup (Balkan) Slavlarını birbirlerinden ayırmışlardı; aynı zamanda Macarlar Transilvanya ve Tisa-Tuna boylarını ellerine geçirmekle Batı Slavlarıyla Güney Slavlarının aralarına geçmişlerdir. Bu suretle Peçeneklerin garba doğru hareketlerinin en mühim neticesi Slav âlemi arasında irtibatın kesilmesi oldu. Bunun, sonraki Türk, Macar ve Alman tarihi için ehemmiyetini ayrıca izaha lüzum yoktur.
Peçeneklerin üçüncü rolleri de Kiyeften Karadeniz sahillerine inmek istidadını gösteren Slav yayılışını durdurmuş olmalarıdır. Bu Türk kavmi 150 yıl müddetle Rusların (artık Skandinavya unsuru kalmayan ve Slavlaşan kütlenin) Kiyeften daha cenuba inmelerine karşı en büyük ve kuvvetli bir set rolünü oynamıştır. Malum olduğu üzre Ruslar ancak XVIII. yüzyılın sonunda Karadeniz kıyılarında yerleşebildiler.