Satuk Buğra Han

Fakat Nasr, Samanîlerin bütün mirasına konmak ve Horasan'ı ele geçirmek istiyordu. Nitekim Sultan Gazneli Mahmut'un Hindistan'da meşgul olmasından faydalanarak Horasan'a iki koldan gönderdiği kuvvetler, Mahmut ve kendi kardeşi Nasr tarafından mağlup edildi. Nasr bu durumda ortak-kağan Yusuf b. Harun (Kadır Han)'dan yardım istemek zorunda kaldı. Sultan Mahmut, Belh ovasındaki bu savaşta da birleşik Karahanlı kuvvetlerini tekrar hezimete uğrattı (5 Ocak 1008).

Bu başarısızlık Karahanlılar arasında aile kavgalarına yol açtı. Nasr b. Ali bağımsızlığını ilan etmek istedi. Büyük Kağan Ahmed b. Ali ise, ona karşı Sultan Mahmut ile ittifak yaptı. Neticede iki rakip, Mahmud'un aracılığına başvurdular, Nasr b. Ali 1012-13 tarihinde öldü, yerine üçüncü kardeşi Mansur geçti.

Ahmet b. Ali'nin ağır bir hastalık geçirdiği sırada muhtemelen kardeşi Mansur kendisini büyük kağan ilan etti. Kardeşleri Muhammet de Mansur'un hakimiyetini tanımış idi. Ahmet bu iki kardeşine karşı harekete geçti. Onun tarafında Yusuf (Kadır Han ) ile Ali Tegin vardı. Ali Tegin bu sırada Mansur'un eline esir düşmüş olmalıdır. Karahanlılar önce Harezm'i yöneten Memnuniler ile Gazneliler arasında aracılık yaptılar ise de, daha sonra Mahmut'un Harezm'i ele geçirmesini kabul etmek zorunda kaldılar (1017).

Öte yandan büyük kağan Ahmet hasta yatağından kalkarak Balasagun'a sekiz günlük mesafeye yaklaşan yüz bin çadırdan fazla Müslüman olmayan geçebe Türkleri yendikten sonra üç ay müddetle Turfan'a kadar takip etmişti. O, bu sefer dönüşünden kısa bir süre sonra ölmüştür (1017-18).

Ahmet b. Ali'nin ölümünden sonra yerine geçmek isteyen iki namzet vardı. Bunlardan Yusuf Kadır Han Gazneli Sultan Mahmut'dan yardım istedi ise de, umduğunu bulamadı. Neticede rakibi Ebu'l-Muzaffer Mansur b. Ali ile anlaştı. Bu iki Karahanlı hükümdarı Horasan'a müşterek bir sefer yaptılarsa da, Belh civarında Sultan Mahmud'a mağlup oldular (1019/1020). Yusuf, Sultan Mahmut ile tekrar barışmak zorunda kaldı.

Devamı Var

İleri