Tarihte Nahcıvan

Anlaşma ile İran'da yaşayan Ermenilere, Rusya tarafından işgal edilen Türk topraklarına taşınma hakkı da verildiğinden, buralarda bir tek Ermeni nüfusu yok iken, onbinlerce Ermeni Erivan, Karabağ ve Nahçıvan'a göç ederek yerleşmeğe başladı.

Türkmençayı Antlaşmasıyla Kuzey Azerbaycan'ı tamamen işgal eden Ruslar burada kısa bir süre sonra kendi idarelerini oluşturdular. 1828 yılından sonra Rus Çarlarının Güney Kafkasya'ya tayin ettiği umumi valiler özellikle Dağıstan ve Azerbaycan'ın müslüman-Türk halkına karşı tam anlamıyla bir terör havası estirdiler. 1844 yılında Kafkasya'ya Voronsov'un tayin edilmesinden sonra Maverayı Kafkas ahalisi adeta iki sınıfa bölünmüştü. Birinci sınıfı; Rus hükümetinin himayesinde her türlü imkana sahip olan mutlu azınlık hristiyan ahali ve özellikle Ermeniler oluştururken, ikinci sınıfı; Rus askerlerinin ve memurlarının her türlü hakaretine maruz kalan Türk ve müslüman kesim oluşturuyordu. Bu hakaretlere, baskı ve zulme paralel olarak Rus hükümeti uyguladığı iskân siyaseti ile bölgede beşeri şartlar doğrultusunda kendiliğinden oluşan nüfus dengesini de hristiyanlar ve Ermeniler lehine çevirmeye çalışmıştır. İfade etmeye çalıştığımız bu genel gidiş Azerbaycan'ın her tarafında etkili olmuştur. Ancak Rus hükümetinin uyguladığı iskân siyaseti en fazla Karabağ, İrevan (Revan) ve Nahçıvan vilayetlerini etkilemiştir. Bu politikayla Ruslar, Vâhit Azerbaycan'ı tabii, coğrafi ve beşeri şartlar aksine bölmenin alt yapısını oluşturmuşlardır. Rus idaresinin himayesinde İrevan'dan Zengezur'a doğru sun'i olarak yoğunluk kazandıran Ermeniler, nihayet Azerbaycan'la Nahçıvan'ın irtibatını İran sınırına dayanmak suretiyle kesmiştir.

1850'de Nahçıvan ve Erivan (Revan, İrevan) hanlıkları lağvedilerek Nahçıvan, Gümrü, Yeni Beyazıt, Şerur, Dereleyez kazaları ve Ordubad nahiyesi dahil olarak Erivan Gubernatoroğlu (valilik) teşkil olundu. Rus idaresindeki Nahçıvan'da bir takım gelişmeler olmakta beraber bütün Rusya'da geçerli olan aşırı vergi uygulaması ve toprak adaletsizliği gibi huzursuzluklar bu bölge için de geçerli idi.

Çarlığın zulmüne karşı XX. yüzyılın başında Rusya İmaratorluğu'nun değişik bölgelerinde yer yer kendini hissettiren tepkiler ne yazık ki Nahçıvan'da ve diğer Azerbaycan topraklarında sergilenemedi. Çünkü bu bölge Türkleri, Rus idaresince desteklenen ve kışkırtılan Ermenilerle mücadele etmek zorunda kaldılar. Buna rağmen 1905 inkılâbı, Rusya'nın her tarafında olduğu gibi Azerbaycan'da da fevkalâde bir uyanışın başlangıcı oldu. Bu halk hareketi 1917 yılında ihtilâle dönüştü ve Rusya'da Çarizm yıkılarak Bolşevizm hâkim oldu. Rusya'da 1917 Şubat ve Ekim aylarında ortaya çıkan ihtilâller Kafkaslarda da dengelerin değişmesine neden oldu.

Çarlık Rusyasının yıkılması Osmanlı Devleti'nin kaybettiği toprakları yeniden ele geçirmesine vesile olduğu gibi Kafkasya'da da birtakım askerî ve siyasî oluşumlara sebep olmuştu. Bölgedeki çeşitli milletler bağımsızlıklarını elde edebilmek hususunda harekete geçmişlerdi. Ancak Azerbaycan Türkleri, Gürcüler ve Ermeniler bir taraftan siyasî bir oluşum etrafında birleşmeye çalışırken, diğer taraftan Güney Kafkasya'daki mirası paylaşmak hususunda da birbirleri ile kanlı bir mücadeleye başlamışlardı. Sayılara bölgede çok az olmasına rağmen, Rusların desteğini alan ve toprak mirasından aslan payını koparmak isteyen Ermeniler, hiç kuşkusuz bu kanlı mücadelenin baş aktörleri idi. Doğu Anadolu'da olduğu gibi, Sürmeli, Nahçıvan, Erivan, Zengezur ve Karabağ'da yaşayan Türk ahali de Ermeni çeteleri ile başbaşa kalmıştı.

Devamı Var

İleri