Timurlulardan Zahireddin Muhammed Babür, atalarının ülkesi Türkistan'da başarı kazanamayınca Hindistan'a gitti. Orada Büyük Hint-Türk İmparatorluğu'nu kurdu (1526).
Hüseyin Baykara'nın öbür oğlu Bediüzzaman Mırza, Özbeklere yenildikten sonra Şah İsmail Safevi'ye sığındı ve onun yanında altı yıl kaldı. Bundan sonra oradan ayrılıp İstanbul'a geldi ve Yavuz Sultan Selim'in misafiri oldu.
Bediüzzaman'ın atası Timur, Bayezid'i vaktiyle esir almıştı. Ama Yavuz; Timur'un torununa saygı gösterdi, ona Büyük Türk Hakanı yaptı ve yanına kurdurduğu bir tahta oturttu.
Bediüzzaman, babası gibi türkçe şiirler yazan şairdi. 12 Ağustos 1515'te, henüz 46 yaşında iken İstanbul'da öldü ve Eyüp Sultan'daki türbesine gömüldü.
Hüseyin Baykara'nın ölümü ile Orta Asya'da Timurlular devri sona eriyordu. Fakat Timur'un torunlarından Zahireddin Babür'ün Hindistan'da kuracağı Hint-Türk İmparatorluğu daha 352 yıl yaşayacaktı.
Timuroğulları devrinde konuşulan Türkçe, Çağatay lehçesi idi. Çağatayca bütün Türkkistan'da, yani Orta Asya'da konuşulduğu gibi, Türk devletlerinde de konuşuluyor, bu lehçede yazılan eserleri bütün Türk dünyasında, mesela Anadolu ve Balkanlar'da, Mısır'da beğenilerek okunuyordu. Timurlulardan önce ve sonra kurulan hanlıklarda da Çağatay Türkçesiyle eserler verildi.