Türk -Moğol İmparatorluğu Devrinde Sosyal ve Askerî Teşkilât
Bütün boy ve halkların birleştirilmesi ile Ulus ("Devlet, Hükümdarlık, İmparatorluk") meydana gelmiştir. Ulus, yani Devletin başında bulunan kimseye Kagan (veya Ka'an, Kan, Ha'an, Han) denir ve bu da Kuriltay (=Kurultay, "Millet Meclisi") tarafından seçilirdi. Ananeye göre devlet sülalenin mülkü sayılır ve Kagan tarafından sülâlenin erkek mensuplarına (köbegün "prens, oğul") kısım kısım miras ve tımar olarak verilebilirdi. Noyan'lar bunların emri altında bulunurlardı. Prenses ve imparatoriçelere begi ve hatun denirdi. Böylece kumanda şeması şöyle bir sıra arzeder: Kagan-köbegün-noyan-nökör.
Cengiz Han bütün irgen ("Halk")leri birleştirerek büyük Monggol-Ulus ("Moğol İmparatorluğu")nu kurduktan sonra, türlü halk ve ülkeleri oğulları arasında taksim etmiş, böylece en küçük oğlu Toluy, baba ocağını devam ettirmek üzere esas yurtta kalmış, büyük oğlu Çoci, sonradan Altın Ordu Devleti'nin kurulacağı batı bölgesini, Çağatay Türkistan'ı, Ögedey de Doğu ülkelerini almıştır. Bazan büyük Ulus (imparatorluk)un bu parçalarına da ulus denmiştir.
Kagan tarafından muayyen bir ulus'un başına getirilen köbegün (prensler)ler, bu ülkenin ecen (sahib)i sayılır, fakat muayyen yetkiye sahip olmakla beraber vergi toplayamazlardı. Vergi ve maliye işlerine Kagan tarafından tâyin edilen darugaçin adlı memurlar bakar ve topladıkları verginin muayyen bir kısmını köbegün (prens)e verirlerdi. Noyan'ların, köbegün (prens)ler derecesinden hususî hakları olmamakla beraber, kendi birlikleri içinde tam yetki sahibi idiler. Yüzbaşı, binbaşı ve tümenbaşı makamları, sonraları irsî olarak intikal etmiştir. Kagan, muayyen bir ulus'un idaresiyle vazifelendirdiği prenslere, binbaşı ve tümenbaşı gibi komutanları da birlikte verirdi. Bazan tümen komutanları, binbaşılarını kendileri seçer, fakat bunların kagan tarafından tasdiki gerekirdi.
Moğol askeri teşkilâtının ilerideki gelişmesinde noyan'ların yardımcıları olan nöker'ler mühim rol oynamışlar ve bu iki zümre arasındaki münasebetler, kan akrabalığına dayanan sosyal kuruluşun yavaş yavaş değişmesinde etkili olmuşlardır. Noyan'ların bir nevi yardımcısı, kurmay ve emir subayı olan nöker'ler, gerek arkadaşlık ve gerek merak yüzünden kendi arzuları ile bu mesleğe atılır, noyan'ı ile beraber yaşar ve dolayısiyle hiçbir akrabalığı olmayan başka boylardan da gelebilirdi. Sonraları, nöker'lük müessesesi, Moğol subay okulu şeklinde gelişmiştir.
Bir noyan'ın yanında çalışan nökerler muayyen birliklere komuta ederek sonraları noyan olurlardı. Kagan, köbegün ve noyan rütbesinde olan herkesin etrafında nökerler bulunurdu. Bunlar üçretli asker olmayıp serbest gelen subay namzedi idiler ve her zaman harbe hazır bulunurlardı. Diğer cihetten komutanlar da nöker'lere bakmak ve beslemekle mükelleftiler.
İdare eden ve emir veren bu zümrelerin altında, harp esnasında çerig "asker" olarak vazife gören ve karaçu (kara halk) denen geniş halk tabakası bulunurdu. Yukarıda işaret edildiği gibi, bunların arasında hizmet gören bir de bogol (köle, esir)ler ile calagu (uşak)lar sınıfı vardı.
Yasun, aymag, obog, irgen, ulus şeklinde gelişen sosyal birlikler, kendilerinin müşterek malı sayılan ve nutug ("yurt, yer"), denilen topraklarda göçerlerdi. Birkaç çadırdan ibaret küçük birliklere ayil (=Türkçe "ağıl, köy"), birkaç ayil'den kurulu birliklere de otog (otağ), etrafları çit, hendek ve arabalarla çevrili büyükçe birliklere küreyen, küre'en, küren denirdi. Orda (ordu), sefer karargâhı anlamına gelirdi.
Görülüyor ki, Cengiz Han'ın eski Türk teşkilâtından örnek alarak kurduğu bu nizamda, bir taraftan akrabalık diğer cihetten idarî ve askerî gaye büyük rol oynamış ve bu temeller, devletin büyümesi nispetinde, birbirinden kat'î çizgilerle ayrılamayacak derecede karışmıştır. Böylece akrabalık esasına dayanan eski sistem tedricen bozularak yeni yeni gruplanmalar ve tabirler meydana gelmiştir.
Son
Menüye Dön