Memlûkler

Esasen, Türkler'e üstünlük temin etmiş görünen Çerkesler, Memlûk Sultanlığı'nı layıkı veçhile, temsil edememişler, kendilerine yeni bir ufuk açmak gayretiyle Türkler'in teşkilâta müstenid hayatiyetine son veren Berkûk'un ölümü ile meydana çıkan yeni siyasî ve iktisadî buhranlar karşısında da âciz kalmışlardır. Nitekim, yerine geçen oğlu Ferec (öl. 1412) zamanında Osmanlılar, Güney Anadolu şehirlerini zapta başladıkları gibi, Şam Timur'un eline düşmüştür.

Şam'da öldürülen Ferec'den sonra memleket tamamen bir keşmekeş içinde kalmıştır (1412). Ferec'den sonra tahta geçen el-Melîkü'l-müeyyed (1412-1421) ve Tatar (1421) istisna edilecek olursa Memlûk Sultanlarının en büyüklerinden biri Barsbay (1422-1438)'dır.

Barsbay, bilhassa, kendi hakkında propaganda yapan Cânî Bey es-Sûfî ile uğraştı, 1424-26 seferleriyle Kıbrıs'ı zapt ettirerek, Kral Janus'u esir etti; yeni bir ticaret politikası takip ederek, bâzı maddeleri inhisarı altına aldı; fakat bu tedbirler, ticaretin sukutuna sebep olmuştur. Nitekim, bu yüzden Mısır ve Suriye şehirleri âdeta boşaldı. 1438'de hastalıktan ölen Barsbay'dan sonra Memlûk tahtına çıkan Çakmak (öl. 1453), Aynal (1453-1461), Hoşkadem (1461-1467), Kayıtbay (1468-1495) nihayet Kansuh el-Gûrî (1501-1516), Osmanlılar'la rekabete girişmek, Dulkadır ve Ramazan-oğulları'nı himâye etmek, Kıbrıs ve Akkoyunlular'la münasebetlerde bulunmak suretiyle devirlerini tamamladılar.

Kansuh'un Osmanlılar'la ilişkisi dostane olmuştur. Fakat İran'la savaşta bulunan Yavuz Sultan Selim'e karşı Şiî Şah İsmail'i desteklemesi aleyhine oldu. Merc Dâbık'da yapılan savaşta (24 Ağustos 1516) atından yere yuvarlanarak öldü. Merc Dâbık savaşından sonra Mısır'a kaçabilen bir kısım Memlûk ümerâsının gayretiyle Tumanbay Memlûk Sultanı ilân edilmiş ise de (Kasım 1516), Ridaniye'de yapılan savaşı kaybetmiş, Memlûk ordugâhı Osmanlılar'ın eline geçmiştir (23 Ocak 1517). Tumanbay'ın ele geçirilip Kahire'nin Züveyle kapısında asılmasiyle, iki yüz altmış yedi senedir devam eden Memlûk Sultanlığı sona ermiştir (13 Nisan 1517).

Selim İstanbul'a avdetinden evvel Kahire'deki bazı hükümdar oğulları ile Halife III. el-Mütevekkil ale'llâh Muhammed ve akrabalarını, nüfûzlu âlim, şeyh ve beylerden bir kısmını, Mısır'ın sayılı mimar, mühendis, tüccâr ve sanat erbâbından bir haylisini, deniz yolu ile İstanbul'a göndermiştir. Bu arada, Memlûk Sultanlığı'nın tarihe ve teşkilâtına ait kitaplar da İstanbul'a sevkedilmiş, Kansuh el-Gûrî'nin oğlu Muhammed de payıtahta gönderilmiştir.

Devamı Var

İleri