Voyevoda Petr Golovin, çok az bir zaman içinde zulmü ve açgözlülüğü ile şöhret buldu. Yakutlar'dan, mutad "yasak"tan başka çok miktarda kürk, voyevodanın şahsı için toplanıyordu; bu yapılırken, yerli halk bin bir türlü hakarete maruz kalıyor ve işkenceye tabi tutuluyordu. Yakutlar, buna karşılık olmak üzere, 1642'de, kürk toplamak için gelen Rus memurlarına taarruz etmek istediler; fakat bu teşebbüsleri, Golovin tarafından şiddetle bastırıldı. 23 Yakut rehinesi (amanat) asıldı, birçok Yakut da sopa ile dövülerek öldürüldü.

Canavar ruhlu bir kimse olan Golovin, kürklerin sayısını çoğaltmak maksadiyle "yasak" usulünü değiştirdi. Ondan evvel, "yasak"tan bütün bir uruğ toptan sorumlu tutulurken, bu defa Yakutlar'ın umumî sayımı yapıldı, her şahıs muayyen miktarda kürk getirmeğe mecbur tutuldu; bununla Ruslar'ın eline geçen kürk miktarı çok fazlalaştı. Bu hususta şu rakamlar tesbit edilmişti: 1633/34'de, Yakutsk atamanı İvan Golovin'in voyevodalığının ilk yıllarında 9.665 samur toplandı; üç yıl sonra da, yani 1644/45'te "yasak" olarak 11.531 samur alındı. Golovin dört yıl içinde, Moskova'ya "yasak"tan gelen 102.131 samur kürkü gönderdi. Bu hesaba diğer kıymetli kürkler girmiyordu. Bu rakam Moskova hazinesini doldurmak ve Rus devletini zenginleştirmek için Yakut Türkleri'nin nasıl soyulduklarını açıkça gösterir.

İstanbul'a ve Kırım'a gönderilen veya Batı Avrupa saraylarına, devlet adamlarına hediye ve rüşvet olarak sunulan samur kürkleri, bu suretle, zavallı Sibir kavimlerinden zorla, ölüm tehdidiyle Rus memurları tarafından, "yasak" (vergi) namiyle toplanan veya gasbedilen kürklerden ibaretti. Yakutlar, bu ağır yükten kurtulmak için ümitsizce ayaklanmalar yaptılar, fakat Rus Kazakları'nın kurşunlariyle binlerce Yakut öldürüldü ve ayaklanmalar bastırıldı; Ruslar'a henüz "yasak" vermeyen diğer uruğlar da bu mükellefiyeti taşımağa mecbur edildiler.

1636-1648 yıllarında, Anabara, Olenek, Yana-İndigirka ve Kolma ırmakları boyunda yaşayan Yakutlar da "yasak"a bağlandılar; bu sahada da Rus "kışlak"ları, "kurgan" (kale)leri tesis edildi. Yerlilerin büyükleri, "amanat" (rehine) olarak alındı; herkesten muayyen miktarda kürk teslim edilmesi istendi. Önceleri, ancak nehir boylarında hareket eden, buralarda müstahkem mevkiler, "kurgan"lar yapan Rus müstevliler, bir müddet sonra "tayga" (orman) içlerine de sokuldular. Tayga alanlarında, Rus Kazakları'nın "kışlak"ları (karakolları) tesis edildi; buralara Rus ahalisi gelmeğe başladı. Yakutlar'ın, doğu komşuları Yukagirler de, Ruslar'a "yasak" ödemeyenler arasına katıldılar.

XVII. y.y. ortalarında, Kamçatka ve Çukça arazisinden başka, Sibir baştan başa Moskova Çarlığı'na tabi bir ülke haline getirildi. 30-40 yıl gibi, çok kısa bir zaman içinde -Sibir gibi muazzam bir ülkenin Ruslar tarafından, pek küçük kuvvetlerle, ve az masrafla, ele geçirilmesinin en mühim sebebi: buralarda yaşıyan kavimlerin (Tunguz, Buryat, Yakut, Kırgız v.b.) Ruslar'a karşı cephe teşkil etmeyerek, her kavmin ve hattâ her bir uruğun kendi haline bırakılmış ve tek başına Ruslar'a karşı savaşmak zorunda kalmış olmasıdır. Bu kavimlerin çoğu gayet ibtidaî bir kültür basamağında bulunmakta idiler. Ateşli silahı hiç görmemiş ve işitmemiş olan bu Sibir kavimleri, 20-30 kişilik Rus Kazağına, kitle halinde boyun eğiyorlardı. Bundan dolayı Rus mütevliler 30-40 yıl içinde 4-5 bin km.'lik bir sahayı kolayca işgal edebildiler.