İzmir'in İşgaline Tepkiler
Görüldüğü gibi düşünülen kurtuluş yolları birbirinden farklıydı. Kimine göre bölgeler kurtarılmalı, kimine göre İngiliz himayesini benimsemeli, kimine göre de Amerika'nın güdümü altına girilmeliydi. Mustafa Kemal Paşa bu yolların hiç birini yerinde bulmamıştır. Ona göre gerçek olan şuydu ki, Osmanlı İmparatorluğu çökmüş ve ömrü tükenmişti. Ama Türklerin barındığı Anadolu'yu parçalamaktan kurtarma çabasına girişebilirdi. Ulusal egemenliğe dayalı bağımsız bir Türk devleti kurmaktan başka çare yoktu. Girişilecek mücadelede başarılı olunmazsa ne olacaktı? Yabancı devletlerin yönetimi altına girecektik.Öyleyse daha başta bunu benimseyip onurlu bir mücadeleye girişerek bağımsızlığımızı elde etmekten kaçınacaktık. Bunun için ta baştan beri kafasına ve gönlüne yerleştirdiği ya bağımsızlık ya da ölüm ilkesine uyarak bu ulusun başına geçmeyi ve kurtuluş hareketini gerçekleştirme çabasını sürdürmeliydi.
1919 yılının Şubat ayında Tevfik Paşa Hükümeti değiştirilmiş, Damat Ferit Paşa sadrazam olmuştu. Yeni sadrazamın kafasında İngilizlerle iyi geçinmek ve onların gözüne girerek bazı ödünler koparmaktan başka düşünce yoktu. Bu yüzden pek çok kimseyi tutuklatmış ve Malta'ya sürgüne göndermişti. İstanbul'da bulunan bütün yurtseverler endişe ile başlarına gelecekleri beklemekteydiler.
Mustafa Kemal, Şişli'de kiraladığı evde yakın arkadaşları ile görüşmeler yaparak ilerisi için planlar hazırlıyordu. Anadolu'ya geçmeli ve Anadolu halkını örgütlemeliydi. Bu sırada Adana'dan gelen okul arkadaşı Ali Fuat Paşa'dan Anadolu'nun durumu hakkında bilgi aldı. Ali Fuat Paşa, Mustafa Kemal'e Damat Ferit Paşa hükümetinin üyelerinden Mehmet Ali Bey'i tanıştırmıştı. Bu tanışmanın ileride çok yararları olacaktır. Ayrıca Trakya'da bulunan Kâzım Karabekir Paşa da 15'inci Kolordu Kumandanlığını devralmak için doğuya giderken İstanbul'da Mustafa Kemal Paşa ile görüşmüştü. Böylece Anadolu'da girişilecek harekette bu iki eski dostla belirli dayanaklar sağlanmış oluyordu. Mesele artık Anadolu'ya geçebilmekti.
Samsun'da bulunan İngiliz komutanı Georges Milne, o günlerde İstanbul'daki Yüksek Komisyon'a gönderdiği raporda Samsun ve civarında karışıklıklar bulunduğunu bildirmişti. Yüksek komiserlik de bu raporu hemen Sadrazam Damat Ferit Paşa'ya göndererek bu bölgede Rumlara saldırılan yapıldığını ve bölgede sükûnetin sağlanamadığını bildirmiş ve gerekli önlemler alınmızsa işgal kuvvetlerinin işe el koyacağını duyurmuştu.
Damat Ferit Paşa, İngilizleri kızdıran bu duruma bir çare bulma telaşına kapıldı. Dâhiliye Nâzırı Vekili Mehmet Ali Bey'i çağırarak bu durumda ne yapmak gerektiğini sordu. Mehmet Ali Bey daha önce Mustafa Kemal Paşa ile görüşmüştü ve onun Anadolu'ya geçmek istediğini biliyordu. Samsun'daki duruma İstanbul'dan bir çare düşünülmesinin mümkün olmadığını, oraya yetkili bir kimsenin gönderilmesinin uygun olacağını sadrazama söyledi. Bu işin yapılabilmesi için de en uygun kimsenin Mustafa Kemal Paşa olduğunu da sözlerine ekledi.
Devamı Var
İleri