Sadri Maksudi Arsal (23 Temmuz 1878, Kazan Vilayeti'ne bağlı Taşsu köyü – 20 Şubat 1957, İstanbul), Kazan Tatarı kökenli hukukçu, siyaset adamı, düşünür ve akademisyendir. Hem Rusya Türklerinin siyasi mücadelesinde hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin erken dönem kurumlarının biçimlenmesinde iz bırakan bir isimdir.
İmam Nizamettin Molla'nın oğlu olarak dünyaya geldi. Kazan'daki ünlü Allâmiye Medresesi'nde ve Bahçesaray'daki Zincirli Medrese'de (1895-1896) İsmail Gaspıralı'nın yanında eğitim gördü; ağabeyi, Ceditçi reformcu ve eğitimci Ahmet Hadi Maksudi'nin de gelişiminde büyük etkisi oldu. 1901'de Yasnaya Polyana'da Lev Tolstoy'u ziyaret etti. Ardından Sorbonne Üniversitesi'nde hukuk öğrenimi gördü (1902-1906) ve Collège de France'ta dersler takip etti.
Rusya döneminde siyasi mücadelenin içinde yer aldı. Kazan'ı temsilen Rusya Duması'nın II. ve III. dönemlerine milletvekili seçildi ve Rusya Türklerinin haklarını savundu. 1917'de Ufa'da ilan edilen İdil-Ural özerk devletinin hem Millî Meclis'inin hem de Millî İdare'sinin başkanlığını üstlendi. Bolşeviklerin bu yapıyı dağıtmasının ardından Finlandiya üzerinden Paris'e geçti (1919) ve Paris Barış Konferansı'nda Rusya Türkleri adına girişimlerde bulundu.
Türkiye'ye 1925'te yerleşti. 1924'te Türk Ocakları'nın daveti üzerine geldiği konferansların ardından Mustafa Kemal ile tanışması bu kararında etkili oldu. 1930'da yayımladığı ve önsözünü Atatürk'ün yazdığı 'Türk Dili İçin' adlı kitabı, iki yıl sonra Türk Dil Kurumu'nun kuruluşuna doğrudan ilham verdi; Atatürk'ün önsözündeki sözler TDK binasına yazılmıştır. Ayrıca Türk Ocakları'nın 1930'daki kongresinde önerdiği tarih heyeti, 1931'de Türk Tarih Kurumu'nun kurulmasına zemin hazırladı ve 'Türk Tarihinin Ana Hatları' çalışmasına katkıda bulundu.
Akademik alanda Ankara Hukuk Mektebi'nin (sonradan fakülte) kurucu öğretim üyelerindendi ve 'Türk Hukuk Tarihi'ni bir akademik disiplin olarak kurdu. 'Hukuk Tarihi Dersleri' (1938), 'Umumi Hukuk Tarihi' (1941) ve 'Hukuk Felsefesi Tarihi' (1946) başlıca eserleridir. 1955'te yayımlanan 'Milliyet Duygusunun Sosyolojik Esasları' adlı çalışmasında ise milletlerin oluşum koşullarını ve milliyetçilik duygusunun sosyolojik temellerini inceleyen kapsamlı bir kuram ortaya koydu.
Siyasi hayatına Türkiye'de de devam etti; Şebinkarahisar ve Giresun milletvekili olarak TBMM'de görev yaptı, 1950'de Demokrat Parti'den Ankara milletvekili seçildi ve Avrupa Konseyi çalışmalarına Türkiye adına katıldı. Kızı Adile Ayda, Türkiye'nin ilk kadın diplomatı olarak tanınır. Sadri Maksudi Arsal, Türk dili ve tarihi kurumlarının oluşumuna sağladığı katkılar ile Türk hukuk tarihini bir bilim dalı hâline getirmesiyle Cumhuriyet'in fikrî ve kurumsal temellerine damga vuran isimlerden biridir.
