Çin, Gök-Türkler arasındaki anlaşmazlığı körüklemeğe devam ediyordu. Ta-lo-pien Batı Yabgusu Tardunun yanında, yeni ulu hakan ile mücadeleye hazırlanırken, İşbara da o sırada, Choular yerine iktidara gelerek, Çinde 350 yıldan beri ilk defa siyasî birlik tesis eden Sui hanedanı (581-618)ndan kendi ailesinin intikamını almak isteyen karısı, Chou prensesinin telkinlerine kapılarak, Çine kuvvet sevk ediyor, Sui imparatoru Ven-ti de eskiden beri Çin şehirlerinde ticaretle uğraşan ve dostluk münasebetleri çerçevesinde, imtiyazlara sahip 10 bin kadar Türkü Çinden uzaklaştırıyordu.
Buna karşı İşbaranın ordusu ile Çine girmesi, Çin hile faaliyetinin yoğunlaşmasına yol açtı. Wen-ti derhal Tarduya altın kurt başlı bir sancak göndererek onu Gök-Türk ulu hakanı olarak selamladığını bildirdi. İhtirası alevlenen Tardu, Çine karşı ortak hareket teklif eden İşbaranın bu isteğini önce reddetti ve İşbara, Gök-Türkleri gayet iyi tanıdığı anlaşılan diplomat-general Çang Sun-şeng ile mücadele etmek ve bu Çinlinin Türk kumandanları arasına soktuğu nifak ile uğraşmak mecburiyetinde kalırken, Tardu, hakanlığın doğu kanadının yüksek hakimiyetini tanımadığını ilan etti (582). Böylece imparatorluk resmen ikiye ayrılmış oldu.
