Tarih

XIX.yüzyılın başında Gürcistan'ı kendine bağlayan Rusya, 1818-1821 yıllarında, özellikle Kafkas Ordusu Başkomutanı olan General Ermolov'un gayretleriyle Kuzey Kafkasya (Dağıstan ve Çeçenistan)ın tek hakimi haline geldi. İlk önce, Prigardı (1817), Grozni (1818), Vzezapnaya (1819) kalelerini yaparak Vladikafkas-Hazar savunma hattını tamamlayan Rusların esas amacı, Sunca ve Terek ırmakları arasında yaşayan çeçenlere boyu eğdirmekti.

Bu ortamda Çeçenler, Osmanlı Devleti'ne başvurarak yardım istedilerse de Ruslarla barış içinde yaşamalarını tavsiyesiyle karşılaştılar. Sonuçta; Rusya, Türkmençay Antlaşması (1828) ile İran'ı ve Edirne Antlaşması (1829) ile Osmanlı Devleti'ni safdışı ederek Dağıstan ve Çeçenistan dışında kalan Kafkaslara hakim oldu.Rusların Kafkaslarda hakim olmaya başlamasıyla dağlara çekilen Çeçenler, İmam Gazi Muhammed (Ölümü 1832)'in Yukarı Çeçenistan'da başlattığı ve halefleri Hamzat Bey (ölümü 1834) ile Şeyh Şamil (ölümü 1871)'in devam ettirdikleri ünlü direniş hareketlerine katıldılar. Özellikle Çeçenler, Şeyh Şamil'in 1859'da teslim oluncaya kadar yirmi beş yıl kadar sürdüğü bağımsızlık mücadelesinde onun en sadık müttefiki oldular. Aynı şekilde, Çeçenistan'da Şeyh Şamil'in mücadele alanlarından biri idi.

1864'ten itibaren Çeçenler, Rus baskılarından kaçarak diğer kuzey Kafkasyalılarla birlikte Osmanlı ülkesine göçetmeye başladı. A.Bennigsen'e göre, 1865'de yaklaşık 40.000 kişi Osmanlı topraklarına göçetti. Çeçenlerin Türkiye'ye göçleri 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra da devam etti. O yıllarda Baysungur, Uma Duyev, Atabi Atayev ve Dade Zalmayev gibi liderlerin komutasında sürdürülen isyanlardan ve son olarak da 1877-1878 yıllarında Alibey Hacı (Şir Ali Bey)'nin giriştiği büyük isyandan hiçbir sonuç alınamadı.

Ancak, Rusya'da patlak veren Bolşevik İhtilali (Şubat 1917) bütün Kafkasyalılar gibi Çeçenlerde de bağımsızlık ümidini artırdı. Çok geçmeden, 8 Mart 1917'de Vladikafkas (Terekkale)'de "Birleşik Kafkas Dağlıları Birliği'nin geçici İdaresi" oluşturuldu. Bu idare, 1-7 Mayıs 1917 tarihleri arasında Vladikafkas'da Birinci Genel Kuzey Kafkasya Kogresi'ni toplayarak siyasi bağımsızlık istediğine ifade etti. Daha sonra Osmanlı Devleti'nin de desteğini alan Kuzey Kafkasyalı temsilciler, 11 Mayıs 1918'de Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti'ni ilan ettiler. Fakat, bu Cumhuriyet, Çarlık taraftarı Beyaz Rus Ordusu'nun Mart 1919'da Kuzey Kafkasya'ya saldırmasına kadar sürdü. Bunun üzerine Dağıstanlılar, Haziran 1919'da Beyaz Rus Ordusu Komutanı General Danikin'e karşı bir ayaklanma başlattılar. Sonradan Çeçenlerin de katıldığı bu ayaklanmada General Denikin'in Kuzey Kafkasya'daki bütün garnizonları imha edildi.

Beyaz Ruslar gibi Bolşeviklerin de istilacı emeller taşıdığını anlayan ve bazı baskılara uğrayan Kuzey Kafkasyalılar, 1920 Sonbaharına doğru Dağıstan merkezli yeni bir isyan hareketine giriştiler. 30 Ekim 1920'de XI. Ordu 32. Tümene bağlı 203. Piyade Taburu ve bir topçu alayı Arakan geçidinde isyancılar tarafından pusuya düşürülerek imha edildi. Aynı şekilde 30 Kasım'da Vedeno (Çeçenistan) ile Botlik (Dağıstan) arasındaki dağ yolunda Moskova'nın I. Piyade Alayı da aynı akıbete uğrarken, 8 Ocak 1921'de de bir süvari taburu ve 292. Birliğin bir alayı da Çeçenistan yakınındaki bir boğazda kuşatılarak tamamen yok edildi. Dini liderlerin öncülüğünde yürütülen bu ayaklanma, Mayıs 1921'de bastırıldı ise de İmam Necmeddin Gotsinski, Ansaltlı Seyyid Emin ve bazı adamları, Yukarı Çeçenistan dağlarında 1925 yılında yakalanarak idam edilinceye kadar savaşmaya devam ettiler.

1920-1921 isyani, Sovyetleri Kuzey Kafkasya'da bazı tavizler vermeye zorladı. Sonunda, Kuzey Kafkasya'da Rusya Merkez İcra Komitesi'nin 20 Ocak 1921 tarihli kararnamesiyle iki cumhuriyet kuruldu: Dağıstan ve Dağlı Muhtar Sovyet Cumhuriyetleri. Bununla yetinmeyen Sovyetler, bir yıl geçmeden birer resmi kararname ile Dağlı Cumhuriyeti altı parçaya ayırdı. Böylece, 20 Kasım 1922'de Çeçenistan, 7 Haziran 1924'te de İnguşistan özerk eyaletleri teşekkül ettirildi. 15 Ocak 1934'te her iki özerk eyalet birleştirilerek Çeçen-İnguş Özerk Eyaleti'ne ve 5 Aralık 1936'da da idari statüleri yükseltilerek Çeçen-İnguş Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne çevrildiler.

Ne var ki, II. Dünya Savaşı sırasında Almanlarla işbirliği yapmakla suçlanan Çeçen-İnguşlar, bu yüzden Rusların şiddetli baskılarına maruz kaldıkları gibi 1944'de Orta Asya'ya sürgüne gönderildiler. Bu zorunlu göçün sonucunda Çeçen-İnguş Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti feshedilerek topraklarının bir kısmı Kuzey Osetya'ya bir kısmı da Dağıstan'a verildi. Bundan tam on üç yıl sonra 9 Ocak 1957'de eski özerk idare, yeniden kuruldu ve bu durum 1980'lerin sonuna kadar devam etti.

Son

Menüye Dön