Çeçenistan'ın Bağımsızlık İlanı ve Rus-Çeçen Savaşı
Çok geçmeden, Çeçenlerin ikinci büyük gerilla eylemi gerçekleşti. 9 Ocak 1996'da Dudayev'in damadı Salman Raduyev öncülüğünde "Yalnız Kurt" adlı Çeçen direnişçi grubu Dağıstan'ın Kızılyar kentine bir baskın düzenleyerek şehir hastanesinde 2 bin kişiyi rehin aldı.Direnişçiler, rehinelerin çoğunu serbest bırakıp 150'sini yanlarına alarak Çeçenistan'a hareket ettiler. Ne varki, Çeçen direnişçiler, Dağıstan'ın güneyindeki Pervomayskaya köyünde Rus askeri birlikleri tarafından durduruldu (10 Ocak 1996). 11 Ocak'ta Ruslar köyü kuşattılar. Çeçen direnişçiler, rehinelerin bırakılması için Rusların yaptığı teklifi iki kez reddettiler. Bunun üzerine Ruslar, köyü bombalamaya başladılar. Aralıksız üç gün süren bu Rus bombardımanında Salman Rudayev ve arkadaşları Rus kuşatmasını yararak Pervomayskaya köyünden kaçtılar ve Çeçenistan'a geri döndüler. Bu sırada, 16 Ocak 1996'da Çeçen yanlısı olduğu bildirilen Kuzey Kafkasya asıllı 9 kişi Türkiye'nin Trabzon limanında, Rusya'nın Soçi limanına yolculuğa hazırlanan Avrasya feribotunu basarak içindeki yolcuları rehin aldı. Amaçları, Çeçenistan'da yaşanan olaylara bütün dünyanın dikkatini çekmekti ve bunu da başardılar. Sonunda eylemleri 19 Ocak 1996'da, adı geçen feribotla geldikleri İstanbul'da bitirdiler.
Salman Raduyev'in Kızılyar baskınının yankıları oldukça büyük oldu. Öyle ki, bu baskın, Rus muhalefet partilerinin de belirttikleri gibi Rusya'nın Çeçenistan sorununda inisiyatifi kaybatmeye başlamasının ilk işaretleri olarak yorumlandı. Mesela, reformcu Yablako Partisi Başkanı Gregori Yavlinsky, Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin'in "Çeçenistan'da battıkça battığını ve Çeçenistan'daki savaşın "Yeltsin Vietnamı" olduğunu belirtmiş ve Yeltsin'in Haziran 1996 seçimleri öncesinde Çeçenistan meselesinden kurtulmaya çalışacağını söylemişti. Nitekim 1996 Aralık ayına kadar gelişen olaylara baktığımızda, Yavlinskiy'nin doğru tahminlerde bulunduğu anlaşılmaktaydı. Gerçekten Yeltsin, geçen süre içinde özellikle "seçim reklamı" uğruna da olka, Çeçenistan meselesini halletmek istemiş ve bu amaçla Çeçen yetkililerle görüşmüştü. Ancak, Yeltsin'in sözkonusu barış görüşmelerinde samimi olduğunu söylemek mümkün değildi.
Her ne sebeple olursa olsun, 1996 yılı Çeçen meselesinin halli yolunda yoğun bir görüşme trafiğinin yaşandığı bir yıl olmuştur. Bunu, Mart 1996'dan itibaren izlemek mümkün olabilmekteydi. Sözgelişi, Rusya hükümetinin 2 Mart 1996'da aldığı bir kararla Çeçen meselesinin çözümüyle ilgili hükümet planının uygulanması amacıyla bir eylem grubu oluşturulması dikkat çekiciydi. Sözkonusu grup, bir taraftan 28 Mart 1996 tarihine kadar Çeçen meselesinin çözümünde yer alacak askeri birliklere verilecek enformasyon hizmetleriyle ilgili Çeçen Meselesinin Komisyonu'na sunmakla görevli iken, diğer taraftan da 16 Haziran 1996'da yapılacak olan Rusya Başkanlık seçimlerinde demokratik hareketlerin bilgilendirilmesiyle ilgiliydi.Açıkçası; bu grubun görev, enformasyon (bilgilendirme) değil dezenformasyon (yanlış bilgilendirme) idi.
Son
Menüye Dön