Çuvaş Tarihi

Başkentin Saray'a taşınmasıyla Bulgar şehri XIV. yüzyılın ikinci yarısına kadar Altın-Orda Hanları'nın yazları geçirdikleri mesire yerleri olarak kullanılmıştır. Kıpçaklar İdil Bulgaristan'ına XI-XIII. yüzyıllar arasında ulaşmışlar ve Bulgar ordusunda görev yapmışlardır. Ancak Altın-Orda'nın kurulmasından sonra Kıpçaklar kalabalık gruplar halinde İdil boylarına akın etmişlerdir. Fakat XIII-XIV. yüzyıllarda Kıpçaklar Bulgar bürokrasisinde kendilerine fazla yer bulamamışlardır. Bunu bölgede ortaya çıkarılan mezar taşlarından da açık olarak görmek mümkündür. Bu dönemden günümüze kalan iki yüz mezar taşının %90'ı Bulgarca (bugünkü Çuvaşça, rotisizm)'yla, geri kalan %10'u ise Kıpçakça (bugünkü Tatarca, zetasizim)'yla yazılmıştır. Yukarıda da bahsetmiş olduğumuz Pulat Timur, Timur ve Rus baskınlarında Bulgar Çuvaşlar Çulman-İdil'in sol tarafına geçmiş, bazılarıysa İdil boyundaki bugünkü Çuvaşistan'ın merkezi bölgelerine ve kuzeyine, İdil'in sağındaki halk ise şimdiki Ulyanovs (Simbir) bölgesinden bugünkü Tataristan'ın güney bölgelerine, bugünkü Çuvaşistan'ın güney ve güney doğu bölgelerinden Sive ırmağının aşağı bölgelerine ve kuzey doğusuna geçerek yerleşmişlerdir. XV. yüzyılın başlarında Moğol-Tatarlar bütün Bulgar-Çuvaşların 5/4'ünü hâkimiyetleri altına almışlardır.

XV. yüzyılın birinci yarısında yıkılan Altın-Orda yerine Kazan Hanlığı'nın kurulmasından sonra Kıpçak-Tatarlar orda İdil boylarına yeniden kalabalık gruplarla gelmeye başlamışlardır. Kazan Hanlığı'nı kuran Uluğ Muhammet Han Kazan'a Tatarların üç bin kişilik ordusunu da getirmiştir. Bunun sonucunda Altın-Orda'nın merkezinden, Azak çevresinden, Astarhan'dan, Kırım'dan Kazan'a yoğun Tatar göçleri başlamıştır. Bölgedeki Fin-Ugor boylarını ve Bulgar-Çuvaşları hâkimiyetine alan Kazan Hanlığı gelişmesini tamamlamıştır.

İdil boylarındaki Mişer Tatarlarının bir boyu, yazılı kaynaklarda ifade edildiğine göre XV-XVI. yüzyıllarda Meşçeri'de hüküm süren Kasım Hanlığı'nda yaşayan Fin-Ugorlar'ın bir bölümüdür. (Meşçerler'in büyük bölümü Ruslaşmıştır.) ve Altın-Orda'dan gelen Kıpçak-Tatarlar'la karışarak Tatarlaşmışlardır.

Bugünkü Çuvaşların millî kimliklerini kazanmasındaki ilk merhale İdil Bulgar Devleti dönemidir. Bu dönemde bölgede yaşayan çeşitli Fin-Ugor kavimlerinin Bulgar-Suvarlar'la karışarak asimile olduklarını görüyoruz. Bulgar Devleti'nin daha ziyade şehirlerde yaşayan halkı müslüman olmuş, kırsal alanda ve köylerde yaşayan halkın çoğunluğu ise eski inançlarını devam ettirmişlerdir. Fakat bu Şamanizm İslâm'ın tesiriyle değişerek İslâm'a yakınlaşmıştır. Tek Tanrı inancının yerleşmesi, cennet, cehennem, helâl, haram, kader, şeytan, peygamber ve günah gibi kavramlar İslâm'ın tesiriyle Çuvaş Şamanizmi'ne girmiştir. Bu müslüman olmayan ahaliyle Bulgar Devleti'nin çeşitli mücadeleleri olmuştur. İslâmiyeti kabul eden Bulgarların çoğunluğu zamanla Kıpçaklara karışarak Tatarlaşmışlardır. Kazan Hanlığı döneminde de dinî baskıların artması sonucunda Müslüman olmayan Çuvaşlar yeniden Fin-Ugor boylarıyla bir araya gelmişlerdir. Bu Çuvaşların millî kimlik kazanmasında ikinci merhaledir.

Devamı Var

İleri