Dağıstan, Osmanlılar ve Şeyh Şamil Harekatı
Kafkasya'daki kavimlerin küçük hanlıklar ya da kabileler şeklinde teşkilatlanmış olmaları ve güçlü bir devlet etrafında birleşememeleri kendileri için iyi olmamıştır. İmam Şâmil, özellikle Turani kökene mensup bu kavimleri din esasında birleştirmeyi başarmakla birlikte, bu birlik, Osmanlı gibi dünya Müslümanlarının hamisi olan tek güçlü devletin gerileme süreci içinde ortaya çıkması sebebiyle hedefine ulaşamamıştır. İmam Şâmil, her biri büyük bir din âlimi olan seleflerine göre daha başarılı bir idareci ve asker idi. Şeyh'in mücadele yıllarında Ruslar, sadece Hazar sahilini ve güney bölgesini kontrol edebildiler. Şer'i hükümleri uygulayan Şeyh Şâmil şaşmayan adaleti ile tebaasının derin hürmetini kazandı. Ruslar, askerî bir idare kurdukları Dağıstan'da İmam Şâmil'in kurduğu şer'î sisteme alternatif ve görünüşte şeriat ve örf-adetlere göre hüküm veren mahalli mahkemeler kurdular. Ancak Ruslar'ın kurduğu bu sistem, Dağıstanlılar tarafından benimsenmemiş ve İmam Şâmil'in İslâmi esaslar üzerine tesis ettiği demokratik devlet sistemi bütün kuvvetiyle bâkî kalmıştı.
İmam Şâmil Dağıstan'da derebeylerin nüfuzunu kırıp demokratik bir idare kurmayı başardığı halde; Ruslar, Dağıstan'da köylünün tâbi tutulduğu kölelik rejimi konusunda hiçbir ıslahat yapmamıştı. Halbuki Rusya, Şâmil'in esaretinden iki yıl sonra bu rejimi dâhili Rusya'da resmen kaldırmış bulunuyordu. Tersine Rus Çarlığı, Azerbaycan'da yaptığı gibi, burada da ihdas ettiği yeni toprak derebeylerine isnad etmeyi tercih etmişti. Bunlara sürgün, idam ve müsadere gibi tedbirler de ilâve edilecek olursa, Dağıstanlılar'ın Rus hâkimiyetine karşı nasıl bir duygu besledikleri tahmin edilebilir. Buna karşılık, çok sayıda etnik gruba ayrılan bir ülkede, bu kadar kavmi bir mefkûre etrafında toplamayı başaran ve bugün bütün bu gruplar tarafından hâlâ sahiplenilerek derin bir sevgi ile benimsenen İmam Şâmil'in, askerî olduğu kadar idarî başarısı ve neden çok sevildiği ilginç bir araştırma konusu olacak niteliktedir.
Ruslar İmam Şâmil'in teslim olmasından sonra İmamlar'a karşı mahalli beyleri destekleme kararı aldılar. Dağıstanlılar'ın Ruslar'la mücadelesi, çok etkili olmamakla birlikte bundan sonra da devam etti. 1877 Osmanlı -Rus Savaşı'ndan faydalanan Dağıstanlılar, Çerkesler ile aynı zamanda isyan ederek, İmam Şâmil'in nâiplerinden Abdurrahman Efendi başkanlığında milli bir hareket başlattılar. Eski milli müesseseler ihya edilerek kısa bir zamanda Dağıstan Ruslar'dan temizlendi. Osmanlı ordusunun yardıma geleceği ümidiyle Dağıstanlılar Ruslar'a karşı büyük bir direnç gösterdiler. Ancak savaşın lehlerine dönmesi üzerine Ruslar, Osmanlı sınırından çektikleri askerleri Dağıstan'a sevkederek bu isyanı bastırdılar.
1905'te başlatılan ikinci isyan da başarılı olmadı. 1912'de Rus dilinin kullanılmasına karşı Dağıstanlılar'ın gösterdikleri çok şiddetli mukavemet, Rusya'yı bu kararından vazgeçmeye mecbur bıraktı. 1917 Bolşevik İhtilali'nden sonra Mart ayında Timurhan-Şura'da teşekkül eden Milli Komite Dağıstan'da hakimiyeti elinde aldı. Ruslar mukavemet göstermeden hükümeti teslim ederek uzaklaştılar. Nisan 1917'de Bakü'de toplanan Kafkasya İslâm Kurultayı'na Dağıstanlılar da katıldı. Mayıs ayında Terek-Kale (Vladikafkas) şehrinde Hazar'dan Karadeniz'e bütün Kuzey Kafkasya Dağlıları'nın iştirak ettiği büyük bir kurultay toplanarak milli bir devlet kurmaya karar verdi. Terek Dağıstan Mahalli Hükümeti kuruldu. 11 Mayıs 1918'de Dağıstan, Osmanlılar'ın desteğiyle Abdülmecid Çermoy başkanlığında Dağıstan ve Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti adı altında bağımsızlığını ilan etti ve 6 Ekim 1918'de milli kuvvetlerin eline geçen Derbent'e, 13 Ekim 1918'de halkın büyük coşkusu altında Cumhuriyet'in ay yıldızlı yeşil bayrağı çekildi. Fakat Osmanlı ordusunun 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi'yle Kafkasya'yı tahliye etmesinden sonra yalnız kalan Dağıstan yeniden işgal tehlikesiyle karşılaştı.
Dağıstanlılar'ın önce Çarlık ordularına sonra da Bolşevikler'e karşı mücadelesi Mart 1920'ye kadar devam etti. Ancak 30 Mart 1920'de Kızıl Ordu'nun Dağıstan'ı işgale başlamasından sonra 20 Ocak 1921'de Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne tabi Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu. SSCB'nin dağılmasından sonra ise Dağıstan, halen Rusya Federasyonu'na bağlı Özerk Cumhuriyet statüsünü devam ettirmektedir.
Son
Menüye Dön