Safevi Devletinin Kuruluşunda Rol Oynayan Türk Boy Ve Oymakları

Şamlu

Şamlular, yazın Sivas'ın güneyindeki Uzun Yayla'da, kışın Halep-Ayıntab (Gaziantep) arasında yaşayan ve Osmanlı devrinde Halep Türkmenleri denilen oymakların umumî adıdır. Bu umumî isim Safevîler'den çok önce Anadolu'da kullanılıyordu. Şamlular, Şeyh Çüneyd'den beri Erdebil tarikatının en eski müritleri arasında yer almışlardı. Şeyh Haydar'ın en başta gelen halifelerinden Hüseyin Beğ, Şamlu'ya mensup idi. Devletin kurulması üzerine lala lakabını da taşıyan Hüseyin Beğ, evvelce kaydedildiği gibi emîrü'l-ümerâlığa getirilmişti. 914'te Şah İsmail, saltanat vekilliğini Reştli Tacik Emir Necm-i Zerger'e verip malî işlerden Türk emirlerinin ellerini çektirmişti. Bu misalin de gösterebileceği gibi devletin kurulmasında büyük emeği geçmiş olan bazı emirlere karşı zaman geçtikçe teveccühü azalan Şah İsmail ertesi yıl Lala Hüseyin Beğ'i emîrü'l-ümerâlıktan azledip Şirvan taraflarında bir yerin valiliğine göndermiş ve 916 (1510-1511)da Horasan'ın fethi üzerine onu Herat Valisi tayin etmiştir. Tarikatın bu en eski mensubu ve Şah İsmail'in en yakın iki emirinden biri olan Lala Hüseyin Beğ gördüğümüz gibi Çaldıran savaşında ölmüştür. Şamlu'dan diğer büyük bir emir de Abdi Beğ idi. Abdi Beğ'in üçyüz atlı ile Erzincan'da Şah İsmail'e katıldığını yukarıda söylemiştik. Devletin kurulması üzerine Tavcı (başı) olan Abdi Beğ, 912 (1506-1507) de Kürd Sârım ile yapılan savaşta ölmüştü. Şamlu'nun hangi obasından olduğunu bilemediğimiz Abdi Beğ'in Durmuş ve Hüseyin adlı iki oğlunu tanıyoruz. Bunlardan ilki kısa bir zamanda yükselerek en muteber emirler arasında yer almıştır. Durmuş Han'ın Çaldıran savayında Ustacalu Muhammed Han'ın düşmana dinlenme ve savaş düzenine girme fırsatı vermeden hücum edilmesi teklifini reddettirdiğine yukarıda da işaret edilmişti. Durmuş Han 929 (1522-1523) yılında Musullu Emir Han'ın yerine Herat valisi tayin edilmiş ve Şam Mirza'nın lalası olmuştur. Şamkulu'dan diğer bir emir de Zeynel Han idi. Kendisinin mezkur tarihte Esterabad valiliğinde bulunduğu görülüyor. Şamlular bundan sonra da itibarlarını devam ettirmişlerdir.

Zülkadr (Dulkadir)

Bu boy, Safevî kaynaklarında seksen bin ev olduğu söylenen Maraş ve Boz Ok (Yozgat) bölgesindeki Dulkadır elinin, daha ziyade Boz Ok'da yaşayan oymaklarından bazılarının kollarından meydana gelmiştir. Şah İsmail'in babası Haydar'ın en yakın müridlerinden Dede Abdal Beğ bu teşekkülden idi. Daha o zaman Şamlu Hüseyin Beğ gibi "beğ" ünvanını taşıması kendisinin asilzade zümresine mensup olduğunu gösterir. Devletin kurulmasından sonra Abdal Beğ'in korucu başılığa getirilmiş olduğunu görüyoruz. Daha sonra Savuc Bulağ ve Reyy valisi olan Abdal Beğ 915 (1509-1510) de azledilmiş ise de ertesi yıl Özbekler'den fethedilen Merv şehri valiliğine atanmıştır. 919 (1513-1514) yılında Özbetlerin hücumu üzerine Abdal Beğ, Merv'i bırakarak kaçmıştı. Safevî hükümdarı Abdal Beğ'i bu hatasından dolayı kadın kılığına sokup bir eşeğin sırtında ordugâhta dolaştırmış, herhalde hânedanın emektar bir emiri olduğu için öldürülemeyerek eski mevkiine iade etmiştir. Fakat bu hâdiseden sonra Dede Abdal Beğ'den bir daha bahsedilmiyor.

Devletin kuruluşuna katılan diğer bir Dulkadir beği de Keçel Beğ lakabı ile tanınmış olan İlyas Beğ idi. Şah İsmail 909'da Fars'ı fethedince bu geniş bölgenin valiliğini İlyas Beğ'e vermişti. Fakat ertesi yıl bir hatası yüzünden onu öldürttüğü gibi yerine tayin ettiği Süleyman Beğ'i de aynı akıbete uğrattı. Bunun üzerine Şiraz valiliğine Afşar Mansur Beğ getirildi. Mansur Beğ, Ak-Koyunlu Uzun Hasan Beğ'in daha Diyarbakır'da iken yakın emirlerinden biri olup İran'ın fethi üzerine kendisine Kûh Gîlûye valiliği verilmişti. Şah İsmail'in Fars'ı ele geçirdiğini gören Mansur Beğ, başına Kızılbaş tacını giyerek dirliğini muhafaza edebildi. Ancak Mansur Beğ'in Şiraz valiliği pek az sürmüş ve burası yine Dulkadir'den Emet Beğ'e (Sarı Şeyhlü obasından) verilmiş ve Emet Beğ bu tayinden sonra Halil Sultan lakabı ile anılmıştır. Fakat Çaldıran savaşında gevşeklik gösterdiği ithamı ile Halil Sultan da öldürülerek yerine Zulkadr'ın Çiçekli obasından Korucu Başı İzzettin tayin edildi. Bunun lakabı da Ali Sultan idi. Zulkadrlar Şah Abbas'ın zamanına kadrar Fars bölgesini ellerinde tuttular. Evvelce kaydedildiği gibi Diyarbakır'da öldürülen Dulkadırlı Alâüddevle'nin oğlu Şah Ruh Beğ'in oğulları Mehmed ve Ali, İsmail'in yanında oldukları gibi Dulkadır beğliğinin 1515'te Şehsuvar Oğlu Ali Beğ'e verilmesi üzerine Dulkadırlıların bir kısmı Şah İsmail'in hizmetine girdiler.

Devamı Var

İleri