Karakoyunlu hanedanına Baranlu denildiği yaygın bir tez olarak ileri sürülüyor ise de, bu adın nereden geldiği kesin olarak anlaşılmamıştır. Bu oymağın Oğuz boylarından hangisine mensup olduğu da bilinemiyor. Yukarıda da işaret edildiği gibi, Karakoyunluların Yıva boyundan geldiklerinin, en isabetli tahmin olduğu kabul edilmektedir. Siyasi tarih bölümünde Karakoyunlu devletinin bölgede çok güçlü bir yönetim kurarak, birçok Türkmen oymağını bu devletin çatısı altında topladığını görmüştük. Tarihi kaynaklarda Musul ve Kerkük bölgesinde Karakoyunlu oymağının varlığına dair, 16. yüzyılın öncesine tarihlenen belgelere rastlayamadık. Bölgenin Osmanlı yönetimine geçmesinden hemen sonra, bölgeye ait düzenlenen tapu tahrir defterlerinde Karakoyunlu cemaatine (oymağına) dair kayıtlar vardır. Karakoyunluların bir kısmının Musul şehrinde oturdukları mahallenin adına Ra's al-Türkman denilmekte idi. Diğer bir kısmı ise al-Kadıya, Şivehâ ve Musul yöresinde başka köylerde oturmakta idiler. H.932 (M.1526) yılında 35 hane (ev), 7 mücerred (erkek bekâr) görülen Karakoyunlu aşiretinin 1302 akça geliri bulunuyordu. H. 946 (M.1539) yılında Karakoyunlu aşireti 66 neferden ibaretti. III. Murad döneminde 66 nefer Doğan Kethüda cemaati, 35 nefer Ulaş Kethüda ve 47 nefer Allahverdi Kethüda, 400 akçeden ziyade muaf olmuşlardır. H. 965 (M. 1558) tarihli tapu tahrir defterinde Karakoyunlu oymağına bağlı üç topluluğun kayıtlı olduğunu görüyoruz. İlk Karakoyunlu cemaati Doğan Kethüda maiyetinde görülmektedir. 28 bennak (çift vergisine tabi evler) ve 24 mücerred (çift vergisine tabi olan bekâr) olarak kaydedilen bu cemaatin 3982 akçe vergi mükellefi oldukları gösterilmiştir.
Aynı tarihte tesbit edilen diğer bir Karakoyunlu cemaati de 36 bennak ve 8 mücerred olarak gösterilmiştir. Toplam 4230 akçe vergi ödeyen bu cemaatin kethüdaları arasında bazı adlar ilgi çekicidir: Bayram, Budak, Hüdakulu, Oruç, Şahkulu ve Şahverdi. Karakoyunlu olan bir diğer cemaat ise 9 bennak ve 5 mücerred olarak 738 akçe vergiye tabi tutulmuştur. Bunların arasında geçen isimlerin bir kısmı şöyledir: Allahkulu, Durmuş, Göndoğmuş, Hüseyinkulu, İldoğmuş ve Şahverdi.
Karakoyunlu döneminde Musul ve Kerkük bölgesinin yoğun bir Türkleşme dönemi yaşadığı ve bu oymağın günümüze kadar bölgede izler bıraktığı açıkça görülmektedir. Birçoğu zamanla oymak hayatını terkederek, yerleşik düzene geçen Karakoyunluların, büyük ve küçük yerleşme merkezlerinde, diğer Türkmen oymakları arasında eridikleri söylenebilir. Buna rağmen günümüzde Karakoyunlu oymağına bağlı toplulukların yaşadıkları köyler biliniyor. Bunların Musul yöresinde en tanınmış olanları şunlardır: Yukarı Karakoyunlu, Aşağı Karakoyunlu, Cemaliye, Reşidiye, Kadıye (Kadıköy), Ba'vize, Diriç, Cinci, Barıma, Fazıliye, Ortaharap, Telyara ve Ömer Kayacı.
Varlığını günümüze kadar kendi oymak adı ile sürdüren Yukarı ve Aşağı Karakoyunlu köyleri, birleşerek tek köy haline gelmiştir. Musul'un 20 km. kuzey-batısında yer alan Karakoyunlu köyü, toprak bir höyük üzerinde kurulmuştur. Çevresinde bulunan tarihi kalıntılardan da anlaşıldığı gibi, burasının eski bir yerleşmeye sahne olduğu görülür. Kerkük'ün 20 km. güneyinde bulunan Tazehurmatu bucağının Türkmen halkı da, kendilerinin Karakoyunlu oymağının soyundan geldiklerine ve Tatar (Moğol) istilasında yıkılan kasabalarının, daha sonra Karakoyunlular tarafından ihya edildiğine inanırlar.
Kerkük'e bağlı Tuzhurmatu İlçesi'nin çevresinde bulunan ve Bayat boyuna ait köylerden olan Bastamlı'nın Türkmen halkı da, atalarının Karakoyunlulara dayandığını, bu oymağın Azerbaycan ve Türkiye taraflarından göç ettiklerini ifade etmektedir. Bastamlı'da aynı zamanda Karakoyunlu adını alan bir topluluğun da günümüze kadar varlığını sürdürdüğü biliniyor.
