Bulgaristan'ın Bağımsızlığı
Stanboliyski, Edirne'deki Bulgar temsilcisi T. Markov'a da gizli bir emir vererek Ankara'ya gitmesini ve Türkiye ile bir dostluk anlaşmasının imzalanması için sondaj yapmasını istedi. Markov, başka bir isme hazırlanmış bir belgeyle M. Kemal ile karşılaşması için önceden tespit edilmiş olan İzmir'e geldi. Markov, 27 Ocak 1923 günü, Göztepe'de M. Kemal'e ilk ziyaretini yaptı. Ertesi gün, M. Kemal ile Markov iki saatten fazla konuştu. Markov, Bulgar hükümeti tarafından tespit edilmiş olan ve Türkiye ile Bulgaristan arasında bir dostluk antlaşmasının yapılması sırasında ortaya çıkması muhtemel olan şu sorunları M. Kemal'e belirtti: 1- Müttefikler tarafından Bulgaristan'dan alınarak Yunanistan'a verilmiş olan Batı Trakya konusu; 2- Göçmen sorunu; 3-Patrikhane sorunu; 4- Ortak ticari konular; 5- İki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulması sorunu Bulgar hükümetinin temsilcisi Markov, 8 Şubat 1923 tarihinde Bulgar Başkanı Stamboliyski'ye gönderdiği raporda şunları yazmaktaydı: "Mustafa Kemal Paşa, bana Bulgar halkını çok iyi tanıdıklarını söyledi ve şunları ekledi: - Sofya'da geçirdiğim bir yıllık askerî ataşelik görevimden çok iyi hatıralar taşımaktayım! O sıralarda tanışmış olduğum bazı yüksek ailelerle hala mektuplaşmaktayım. Bulgar halkının bizim Trakya'daki göçmenlerimize sıcak ilgi göstermekte olduğunu bilmekteyiz. - Diplomatik ilişkiler konusunda da: - İki memleket arasında ilişkilerin resmi veya yarı resmî olarak başlamasında hiçbir engel görmemekteyim. Bu konuda insiyatif bana ait değildir. Zira ben yarı resmi olarak Cevad Abbas Bey7i göndermiştim. Ancak Bulgar hükümeti, müttefiklerin baskısı sebebiyle kendisini Sofya'dan çıkarmak zorunda kaldı. Bizim Balkanlarda dost bir ülkeye ihtiyacımız vardır. Bulgaristan da coğrafî, ekonomik ve politik bakımdan bu konuda düşünebilceğimiz en iyi devlettir. İki memleket arasında kurulacak bir dostluk sizi de bizi de daha kuvvetli ve daha bağımsız yapacaktır - dedi...". Stamboliyski Hükümeti, Osmanlılar ile olan ilişkilerin normalleşmesi için çaba göstermekteydi. 24 Ağustos 1920'de Başbakan Stamboliyski ile Dışişleri yetkilisi Pavlov, 359 sayfalık protokolü imzalayarak, İstanbul'a bir konsolosun gönderilmesini kararlaştırdı. Bu protokol, Osmanlı Hükümetinin onayına sunuldu. 25 Eylül 1920 günü İstanbul'daki İsveç Başkonsolosu, Sadrazam'ın Bulgar hükümetinin Osmanlı devletiyle dosluk ilişkilerinin sürdürülmesi ve İstanbul'da Bulgar delegasyonunun açılması isteğinin çok olumlu karşılandığını bildirdi. Osmanlı hükümetinin bu konuda kesin bir karar alabilmesi için, İsveç delegasyonu Bulgar hükümetinden, müttefik devletlerin onayının alınmasını istedi. 16 Eylül 1920'de İsveç delegasyonu, Babıali'ye Bulgar hükümetinin geçici bir süreyle kesilmiş olan diplomatik ilişkilerini yenilemek ve İstanbul'a başkonsolos olarak T. Pavlov'u göndermek istediğini bildirdi. Pavlov, Sevr Antlaşmasının onayından önce de Bulgar hükümeti delegesi sıfatını taşımaktaydı. Aynı tarihte İsveç delegasyonu, bir nota ile Bulgar Hükümetinin Osmanlı Devleti ile ilişki kurması kararını İngiltere, Fransa ve İtalya'nın İstanbul'daki baş komiserlerine bildirdi.
4 Kasım 1920'de Bulgar Dışişleri yetkilisi A. Dimitrov Londra, Paris ve Roma'daki Bulgar temsilcilerine, İstanbul Bulgar delegasyonunun yeniden kurulması isteğinin daha çok ticarî-ekonomik nedenlere dayandığını ve oradaki Bulgar kolonisinin çıkarlarının korunması gerektiğini açıkladı.3 Kasım 1920'de İstanbul'daki İsveç delegasyonu Bulgar Dışişleri Bakanlığı'na, Fransa, İngiltere ve İtalya'nın İstanbul'daki Başkomiserlerinin notasını iletti. Bu nota ile, Sevr Antlaşması yürürlüğe girmeden önce Bulgar Hükümeti'nin İstanbul'da kendi temsilcilerini akredite etme hakkının olmadığını bildiriyordu.
Dışişleri Bakanlığı yetkilisi A. Dimitrov, 18 Kasım 1920'de Paris, Londra ve Roma'daki Bulgar temsilcilerine birer talimat göndererek, Bulgaristan'ın egemen bir devlet olarak kendi temsilcilerini dilediği ülkeye gönderme hakkına sahip olduğunu, Osmanlı Devleti ile diplomatik ilişkilerin kesilmesi, 1918 Barış Antlaşması ile zorla olduğundan, Bulgaristan'ın her ülke ile barış içinde yaşamak isteğinin müttefik devletlere iletilmesini istedi. Müttefik devletlerin yüksek komiserleri Bulgar hükümetinin Osmanlılarla geçici olarak kesilmiş ilişkilerini yenilemek isteğini olumlu karşıladı. Ancak Ardından Osmanlı Hükümeti de kendi temsilcisinin Bulgaristan'a gönderilmesini istediğinden, müttefik devletleri komiserleri, Bulgaristan'ın devlet temsilcisinin İstanbul'a gönderilmesini ve Osmanlı temsilcisinin Sofya'da kabul edilmesini kesinlikle reddettiler. Bulgaristan, yeni kurulan Çekoslavakya, Polonya, Gürcistan ve Azerbaycan gibi devletlerin İstanbul'da sürekli temsilci bulundurduklarını işaret ederek, Sevr Antlaşmasının onayından önce özel delege ünvanına sahip olan Todor Pavlov'un Bulgar hükümetinin yasal temsilcisi olduğunu ve kendisine Osmanlı Devleti ile olan ilişkilerinin normalleştirilmesi ödevi verildiğini açıkladı.
Devamı Var
İleri