Bulgaristan'ın Bağımsızlığı
19 Aralık 1920'de Bulgaristan'ın Roma temsilcisi Panço Nacımişev, Pavlov'un İstanbul'a Bulgar temsilcisi olarak gönderilmesi sorununun olumsuz bir sonuç aldığını bildirdi. Bu durumda Bulgar hükümeti İstanbul'a İvan Hamamciyev'in geri çağrılması ile boşalan yere resmi olmayan Bulgar temsilcisi olarak başkonsolos T. Pavlov'u gönderdi. Pavlov, İsveç delegasyonundaki özellikle konsolosluk işleriyle uğraşacaktı. Ankara hükümetiyle de ilişkiler kurmak isteyen Bulgar Çiftçi Partisi hükümeti, 1 Mart 1923'te A. Markov'u İstanbul'daki Bulgar sefaretini tedvire memur etti. Bu göreve derhal başlayan Markov, ilk önce Dışişleri Bakanlığı'na yazdığı bir yazı ile yeni Ankara Hükümeti temsilcileri karşısında nasıl bir tutum takınacağını sordu. Bulgar diplomatının bu yazısına bizzat cevap veren Stamboliyski, resmiyetten ve resmî bağlantılarından kaçının demekteydi. Bulgar temsilcisinin ilk ziyareti, anlaşmalar gereğince Türkiye'deki Bulgar halklarını korumakta olan İsvç temsilcisine oldu. Markov'un bu atamasından hayrete düşen İsveç Elçisi, Bulgar sefaretini temsil etmekte olan Todor Markov'a Ankara Hükümeti'nin temsilcisi olan Adnan Bey ile her türlü resmi temastan kesinlikle kaçınmasını tenbih etti.
Mart 1923'te Sofya Metropoliti Stefan, İstanbul'a geldi. Bulgar dini gazetelerinden birinde açıklandığına göre metropolit, Trakya'daki göçmenlerin durumu, Doğu Trakya'daki Bulgar kilisesi ve din adamlarının sorunu ile ekzarhlığın durumunu düzenlemek için İstanbul'a gelmişti. Bu sırada Sofya Sinadluğu, ekzarh muavinliğine yazdığı mektupta metropolit Stefan'ın ekzarhlığın sorunlarını konuşmaya yetkili olmadığını bildirmekteydi. Aynı zamanda Bulgar kilise gazetesi de Bulgar Sen Sinodluğunun metropolit Stefan'a böyle bir görevi vermediğini yazmaktaydı. İstanbul'daki Bulgar Temsilciliğinin Bulgar Dışileri bakanlığına yazdığı ve Metropolit Stefan'ın görevinin ne olduğu yolundaki bir sorusuna da şahsen cevap veren Stamboliyski: "Metropolit Stefan, dini bütün meseleleri ve kiliseyle ilgili ekonomik sorunları Türk hükümeti ile görüşecek ve bu konuda sefarete yardım edecektir" demekteydi.
İstanbul'daki Bulgar temsilcisi Markov, 13 Mart 1923'de Ankara Hükümeti'nin İstanbul'daki temsilcinin Adnan Bey'e, Metropolit Stefan'ın gelişi ve görevi hakkında bilgi verdi ve durumdan Ankara Hükümeti'nin haberdar edilmesini istedi. 27 Mart'a kadar Ankara'dan görüşmelerin başlaması için bir haber gelmedi. Daha sonra Sofya'da yayınlanan DEN ile İstanbul'daki Fransızca LATURQIE NOUVELLE Gazetelerinde yayınlanan demecinde Metropolit Stefan, görüşmelerden Sofya hükümetinin arzularından da ileri sonuçlar alındığını bildirmekteydi.
Metropolit Stefan'ın bahsettiği bu görüşmelerin ne zaman ve nerede yapıldığı bilinmemektedir. Gerçekte iki ülke arasında ilişkilerin kurulmamış olması nedeniyle bu görüşmelerden hiçbir sonuç elde edilememişti. Metropolit Stefan'ın başarısız seyahati, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkileri kurmaya çalışan Markov'un cesaretini kırmıştı. Markov, dışişlerine yazdığı bir yazıda Ankara hükümetine karşı tutumunun nasıl olacağını bir kere daha sordu. Stamboliyski, 2 Nisan 1923 tarihli telgrafında Markov'a şu talimatı verdi: "Ankara hükümeti ile temaslarınıza devam ediniz. Ancak dış etkenlerden ötürü bu temaslarınız, yarı resmi mahiyette olmalıdır. Bulgar menfaatlerinin korunması şimdilik hala İsveç elçiliğindedir ve siz de şimdilik ona bağlı bulunmaktasınız. Ancak siz bağımsız olarak bir konsolosluk görevi yapabilirsiniz. (...) Ancak siz iki ülke arasında resmi ilişkilerin nasıl sağlanabileceğini araştırınız... Sizin devamlı olarak Ankara'ya gitmeniz büyük gürültü koparabilir. Bu iş için sekreteri kullanmanız yerinde olur o pek farkedilmez".
Ankara Hükümeti, 1923 yılı Mayıs ortalarında iki ülke arasında diplomatik ilişkilerin sağlanması için resmi müracaatta bulundu. Ankara Hükümeti, Romanya'ya olduğu gibi Sofya'ya da bir temsilci göndermeyi önermekteydi. Bulgaristan, Ankara'ya gönderdiği cevapta Türkiye'nin Sofya'ya bir temsilci göndermesini kabul ettiğini bildirmekte, ancak bunun başlangıçta Bulgaristan'daki Türk menfaatlerini koruyun İspanyol Elçiliği'ne bağlı olmasını istedi. Ancak bu cevap, Ankara Hükümeti adına İstanbul'da Markov ile görüşmeler yapan Dr. Adnan Bey'i tatmin etmedi. Adnan Bey, Bulgaristan'a gönderilecek temsilcinin bağımsız olması gerektiğini ileri sürdü ve Türk temsilcisinin İspanyol elçiliğine bağlanamayacağını bildirdi. Bulgar Dışişleri bakanlığı, İstanbul'daki Bulgar temsilcisine 27 Mayıs 1923'de gönderdiği telgrafta Ankara Hükümeti'nin Sofya'ya İspanyol elçiliğine bağlı olmayan, ancak yarı resmi nitelikte bir temsilci göndermesini kabul ettiğini bildirdi. Telgrafta daha sonra şöyle denilmekteydi: "Bakanlığımız bir süre sonra İsveç elçiliğine bir mektup göndererek, sizi ona bağlı olmaktan kurtaracaktır. Bu suretle siz de yarı resmi bir temsilci durumuna geçeceksiniz" 9 Haziran 1923'de Bulgaristan'da askeri ihtilal yapıldı ve Bulgar Çiftçi partisi Hükümeti devrildi. Başta A. Stamboliyski olmak üzere, yüzlerce parti ileri geleni öldürüldü.
Son
Menüye Dön