SURİYE VE TERÖR

Bunun yanısıra bazı "Filistin" örgütlerinden TC pasaportu karşılığında silah temin edilmiştir. TKEP'in 1980 yılında kuruluşundan sonra Suriye ile ilişkiler ve bu ülkelerdeki faaliyetlerde giderek gelişme görülmüştür. TKEP'nin bazı yönetici ve üyeleri bu ülkede barınmış, resmi makamlardan ikamet, eğitim ve maddi-manevi destek görmüşlerdir. Suriye'nin himaye ettiği bu aracılar, kendilerine sağlanan silah ve malzeme ile kendi hazırladıkları örgütsel yayınları Türkiye'deki yandaşlarına göndermişler ve aranmakta olan çeşitli terör örgütlerinin mensuplarının Suriye'ye kaçırılmalarına yardımcı olmuşlardır. Bu ülkede bulunan TKEP drijanlarının, Suriye İstihbarat Teşkilatı "Muhaberat"la her iki tarafın uygun gördüğü konularda iş birliği yaptıkları da, Türkiye'de yakalanan bazı militanların üzerlerinde bulunan Muhaberat ile ilgili belgelerden anlaşılmıştır. Suriye'nin, "Hatay" konusundaki emellerinin, Türkiye'nin toprak bütünlüğünü parçalamayı hedef alan faaliyetlerde bulunan TKEP'in programında yer alması ve bu haliyle Suriye'nin ulusal politikasına hizmet eden bir örgüt olması, "Muhaberat" tarafından korunmasının başlıca nedenidir. 1973 yılında başlayarak, bir süre "YAZICILAR", "184'ler", "X GRUBU" adları altında faaliyet gösteren THKP/C kökenli bir grup, 1976 yılında THKP/C HALKIN DEVRİMCİ ÖNCÜLERİ (ACİLCİLER) adını almıştır. 1979 Mayıs ayında ortaya çıkan bölünme ile söz konusu örgütlenmeden "ACİLCİLER" ve "HALKIN DEVRİMCİ ÖNCÜLERİ" (HDÖ) adlarındaki iki ayrı örgüt ortaya çıkmıştır. "ACİLCİLER" 1980 yılına kadar gerçekleştirdiği silahlı saldırı, bombalama ve soygun türü eylemlerle adını duyurmuştur. "ACİLCİLER" örgütünün geçmişteki devrim stratejisi "MİLLİ DEMOKRATİK DEVRİM" (MDD), yöntemi de öncü savaşı olarak belirlenmiştir. Örgüt halen Arap-Aleviliği özelliğine bağlı olarak etnik yapılı bir görünüm arzetmekte ve SSCB'nin dağılmasından sonra bağlı olduğu bir mihrak bulunmamaktadır.

12 Eylül 1980 sonrası aranır duruma düşen örgüt yöneticileri ve militanları illegal yollardan Suriye'ye geçmişlerdir. Bu arada "Muhaberat" fırsat kaçırmadan örgüte kancasını atmış, onlara geniş imkanlar tanımıştır. Bunun karşılığında ise Suriye'nin Türkiye'ye yönelik faaliyetleri ile "Müslüman Kardeşler" örgütüne karşı mücadelede yer alacaklardı. Merkezi Suriye'de bulunan "Acilciler" örgütünün, bu ülkede 50-60 kadar mensubu bulunmakta olup bunlardan bir kısmı iltica ederek Suriye vatandaşlığına geçmiştir. Örgütün Suriye'de Basit'te bir parti okulu, Lazkiye-Şam karayolu üzerinde bir eğitim kampı, ayrıca Lazkiye, Basit, Şam ve Halep'te örgüt evleri ve Suriye'de üslenmiş olan PKK yöneticileri ile de yakın ilişkileri bulunmaktadır. Türkiye'yi "ortak düşman" ilan eden ACİLCİLER ile PKK, Şam'a Türkiye'ye yönelik yıkıcı ve bölücü politikası doğrultusunda hizmetler vermektedirler. TKP/K(kıvılcım), 1979 yılında İstanbul'da "Sosyalist Vatan Partisi" olarak kurulmuş olup, 1990 Aralık ayında Yunanistan'da yapılan kongre sonucu adını TKP/K olarak değiştirmiştir. Sonraları örgüt içinde çıkan görüş ayrılıkları nedeniyle ikinci bir grup SVP/K adıyla faaliyet göstermeye başlamıştır. Sosyalist Devrim Stratejisi'ni benimseyen örgüt, silahlı eylem yanlısı olup, 1989 tarihinde PKK örgütü öncülüğünde oluşturulan Devrimci Birlik Platformu içerisinde yer almıştır.

12 Eylül 1980 harekatı döneminden önce, terör eylemlerine karıştıkları için aranan birçok örgüt mensubu kaçak olarak Suriye'ye geçmiş ve burada örgütlenme faaliyetlerine başlamışlardır. Uzun bir süre sessiz kalan örgüt Suriye'deki PKK'ya ait çeşitli kamplarda silahlı eğitim görmüş ve her türlü lojistik ihtiyaçları karşılanmıştır. Bu arada PKK'nın aracılığıyla Suriye istihbarat örgütüyle bağlantı kurmuştur. Halen PKK kamplarında eğitim gören örgüt mensupları eylem gerçekleştirmek amacıyla Türkiye ve Avrupa'ya gönderilmektedirler. "Vatan Partisi"nden ideolojik farklılıklar nedeniyle ayrılan Sarp Kuray ve arkadaşları 1979 yılında "Partizan Yolu" adı altında faaliyete başlamış, 1988'de ise "16 Haziran Hareketi" adını almıştır. Silahlı mücadele yanlısı olan örgüt "Demokratik Halk Devrimi" stratejisini benimsemektedir. 1989 yılında PKK örgütü öncülüğünde oluşturulan "Devrimci Birlik Platformu" içinde yer almıştır. Örgüt, 1990 yılında başlayan hizipleşmeler sonucunda konferansa gitmiş ve 1991 yılında Yunanistan'da yapılan bu konferans sonucunda Genel Sekreter Sarp Kuray ve bazı arkadaşlarının ayrılması üzerine belirsiz bir ortama girmiş ve bu belirsizliğini sürdürmektedir.

12 Eylül 1980 tarihinden sonra örgütsel faaliyet gösterip yakalanamayan birçok örgüt mensubu illegal yollarla Suriye'ye geçerek ilk etapta bazı Filistinli örgütlere ait kamplarda barınarak silahlı eğitime katılmış, bilahare kendilerine ait bir kamp oluşturarak daha etkin duruma gelmeyi amaçlamışlardır. Kamp eğitimlerini tamamlayan örgüt mensupları 3-5 kişilik küçük gruplar halinde Türkiye'ye girerek çeşitli eylemler ve örgütsel faaliyetlere katılmışlardır. "16 Haziran Hareketi", Suriye istihbarat örgütü Muhaberat ile yakın bir ilişki içinde bulunmaktadır. Muhaberat, örgüt mensuplarından Türkiye'ye yönelik faaliyetlerinde yararlanmış, bu hizmetin bedeli olarak da örgütü himayesine almıştır.

Suriye'nin, topraklarında beslediği silahlı eylem yanlısı bir örgüt olan "Türkiye Devrim Partisi" (TDP), TKP/B adıyla 1975 yılında kurulmuştur. 12 Eylül 1980 öncesinde Merkez Komitesi'nin ve Merkezi arşivin yurtdışına çıkarılması nedeniyle TDP'nin faaliyet merkezi 1987 yılına kadar Almanya, 1988-1989 yıllarında da Suriye ve Lübnan'ın Bekaa Vadisi olmuştur. 1980'li yılların başında bir grup örgüt mensubunun Suriye'ye kaçmalarından sonra örgüt tarafından ŞAM'da bir örgüt bürosu oluşturulmuş ve bu büro vasıtasıyla Suriye üzerinden Batı Avrupa ülkelerine gitmek isteyen örgüt mensuplarına destek sağlanmıştır. Bu büronun sorumluluğunu 1981-1989 yılları arasında Şam'da yerleşmiş bulunan TKP/B mensubu Semih ÖZAL (Kod adı:Faik SEZER) üstlenmiştir. 1986 yılında Almanya'da gerçekleştirilen II.Kongre'de silahlı mücadelenin sürdürülmesi ve Silahlı Halk Birlikleri'nin kurulmasının kararlaştırılması ile birlikte Bekaa Vadisi'nde silahlı eğitim kampı kurma gayreti içine giren TKP/B, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nden (FHKC) sağladığı destek ve yardımla 1987 yılında bölgede Yanta köyü civarında bir kamp oluşturmuştur. Aynı dönemde SURİYE/ŞAM-Rukneddin Mahallesi'nde örgüt evleri de temin eden TKP/B Türkiye'den eğitilmek için kampa gelen örgüt mensuplarını geçici sürelerle bu evlerde barındırmıştır.

Eğitime katılanlara silah ve patlayıcı maddelerle ilgili dersler Filistinli gerillalar tarafından verilmiştir. 1989 yılı sonlarında Yunanistan'da yapılan TKP/B III. Kongresinde Genel Sekreter İbrahim SEVEN Grubu ile birlikte örgütten ayrılarak, DKP'yi kurmuş ve kamp ile ŞAM'daki örgüt evleri DKP'nin kontrolünde kalmıştır. DKP Genel Sekreteri İbrahim SEVEN, Eylül 1991 ayında Suriye'den sınırdışı edilmesi üzerine kamp PKK'ya devredilerek faaliyetine son verilmiştir. TKP/B 1990 ortalarında PKK ve Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'nden sağlanan yardımlarla Hilve köyü yakınlarında yeni bir kamp kurmuştur. TKP/B, 1992 yılında yapılan II. Konferansla adını "Türkiye Devrim Partisi" (TDP) olarak değiştirmiştir. Suriye'nin ve Şam Yönetimi'nin kontrolünde bulunan Lübnan'daki Bekaa vadisinde üslenen diğer bir Türk eylem grubu da, DEVRİMCİ-SOL (DEV-SOL) terör örgütüdür. 1978 yılında kurulan ve Türkiye'de silahlı mücadele yöntemi ile bir düzen kurmayı amaçlayan örgüt, kırsal kesimde ve şehirlerde propaganda temelinde yoğun silahlı eylemler gerçekleştirerek bir halk hareketi yaratmaya çalışmaktadır. DEV-SOL, Suriye'nin izniyle Mart 1990'da Bekaa vadisinde bir eğitim kampı açmıştır. "Şehit Ahmet" kampı olarak bilinen bu kamp PKK'dan devralınmıştır

Son

Menüye Dön