Bulgaristan'ın Bağımsızlığı
22 Mayıs 1920'de Batı Trakya Bulgar ve Türklerinin kongresi başladı. Bu kongreye birkaç yüz kişi katıldı. Kongreye Türkler taraından katılanlar şunlardı: Ali Fuad (300 kişilik çetesi), Karabekir (50 kişilik çetesi), Cemal Bey (60 kişilik çetesi), Necmeddin Bey (50-60 kişilik çetesi), Topal Kadir (40 kişilik çetesi), ve Cafer Tayyar ordusundan subaylar. Bulgarlar, işgal dolayısıyla bulundukları yerleri terketmek zorunda kaldıkları için kongreye daha az sayıda çeteci ile katılmışlardı. Bulgarlardan da şu kimseler katıldı: Dimo Nikolov, Dimitri Madkorov, Rusi Slavov, Vangel Georgiev, Dr. Nençev, Todor Hroynov ve bunların yanısıra 15-20 çeteci. Kongre, 27 Mayıs 1920'de Batı ihtilalci hükümetini seçti. Bu Batı Trakya hükümetine başta eski milletvekillerinden Peştere doğumlu Tevfik Bey olmak üzere 8 Türkle 3Bulgar girmişti. Bu Batı Trakya Hükümeti bir çağrı yaparak Türk ve Bulgar halkından Trakya halkına haklarının iadesi için mücadele etmelerini ve Yunan işgaline izin vermemelerini istedi. Edirne, Uzunköprü ve İpsala'da Trakya'ya geçerek Yunanlıların gelmesine karşı koymak üzere silahlı çeteler kuruldu. Bu çetelere birçok Batı Trakyalı katıldı. Bunların arasında önemli rol oynayan Akköprülü Ahmed Bey'in 114kişilik çetesinin içinde Bulgar, subaylarında Yüzbaşı Panev de bulunmaktaydı. 192-1922 yıllarında Anadolu'da milli kurtuluş savaşı yapılırken, Bulgar sınırında, Batı ve Doğu Trakya'da faaliyette bulunmak üzere bir çok Türk ve Bulgar çetesi kuruldu. Bunlardan biri 90'ı Türk, 30'u Bulgar olan 120 kişilik Kemalist ordusundan Yüzbaşı Abdürrezzak Bey tarafından Haskovo'da kurulmuş olan çete idi. Bundan başka, 200 Türk ve 200 Bulgardan oluşan İbrahim Çavuş'un 500 kişilik çetesi gibi çeteler de vardı. 1920 yılının başında 18 lider Filibe'de bir toplanlıya çağrıldı. Bu toplantıya katılanlar arasında şu kimseler de bulunmaktaydı: Dimitri Madkarov, Diko Yankov, Kosta Mitev, Georgi Kaloyanov, Rusi Slavov, Fuad Bey ve başkaları. Toplantıda Batı Trakya'nın kurtarılması için yapılması gereken ihtilal konusu görüşüldü. Toplantıda ihtilalci kuvvetler için bir genel karargah kuruldu. Bulgar liderlerinden T. Nikolov ve çetelerden K. Mitev ile birlikte bu karargaha iki Kemalist subay da katıldı.
Bundan sonra Batı Trakya'nın birçok bölgesinde faaliyete geçildi; istasyonlar, kışlalar ve stratejik önemi olan birçok yer tahrip edildi. Bulgaristan Çiftçi partisi Hükümeti, Anadolu'da M. Kemal Paşa'nın yönetiminde kurulmuş olan T.B.M.M. Hütümeti ile ilişkiler kurmak için büyük çaba harcamaktaydı. Türkiye ile Yunanistan arasındaki savaş sırasında Bulgar Çiftçi Hükümeti, daima Türklerin yanını tutmuş ve onları desketlemişti. Stanboliyski, Bulgaristan'ın yenilmiş olmasına rağmen, ülkesinin müttefikler tarafından Kemalist ihtilalcilere karşı bir üs olarak kullanılmasına izin vermemişti. M. Kemal, 20 Nisan 1920'de Bulgaristan Başbakanı Stamboliyski'ye de bir mektup yazmıştı. Ankara hükümetinin içinde bulunduğu güçlükler, savaş durumu ve Bulgar diplomatlarının dış ülkelerdeki kısıtlanmış faaliyetleri dolayısıyla bu mektup Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı'na ancak 11 Ağustos 1920 tarihinde gelebildi. M. Kemal, bu mektubunda Osmanlı Parlamentosu'nun İstanbul'da toplantıda bulunduğu sırada, 16 Mart 1920'de İngilizlerin tecavüzüne uğradığını ve birçok milletvekilinin tutuklanarak sürüldüğünü, bunun üzerine T.B.M.M.'nin Anadolu'da toplandığını ve bu meclisin ülkesinin bugünkü ve gelecekteki durumunu belirleme yetkisini ele aldığını belirterek Stanboliyski'ye şunları yazmaktaydı:
"... Barış anlaşmasının hükümlerine tamamen aykırı olarak yapılan bu tecavüzün Büyük Millet Meclisi üyeleri tarafından şiddetle protesto edildiğini bildirmekle şeref duyarım. Bu durum Osmanlı milletinin barış konferansında alınan sonuçları tasvip etmediğini bir kere daha göstermiştir. Bütün ileri milletlerce kutsal bir yer olarak tanınan parlamento oturum sırasında tecavüze uğramıştır. Milletin temsilcileri, bütün parlamentonun şiddetli protestolarına rağmen İngiliz polisi tarafından suçlandılar. Senatörler, milletvekilleri, generaller ve yazarlar evlerinden alınarak kelepçelenip sürgüne yollandılar. Resmi ve özel daireler sadece daha kuvvetli olmanın üstünlüğüne dayanarak silah zoru ile işgal edildi. Bu saldırı ve bağımsızlığa karşı yapılmış olan bu tecavüz karşısında Osmanlı milletinin Ankara'da toplanan temsilcileri aralarından bir icra konseyi seçerek milletin yönetimini bunların eline verdi.... Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanmış olan milletin arzularını size ulaştırmaktan şeref duymaktayım: 1- İşgal altındaki İstanbul'dan yayınlanmış olan kanun ve fetvaların hiçbir değeri olmadığı gibi bunlar milletçe de hiçbir şekilde tasvip görmemektedir; 2- Osmanlı milleti vatanının savunması ve bağımsızlığı ve adil, şerefli bir barışın sağlanması için kararlı ve inanç içindedir. Millet, kendi adına bütün sorumluluğu almak ve gereğini yapma hakkını temsilcilerine vermiş bulunmaktadır; 3- Memlekette bulunan Hıristiyanlarla yabancıların memleketin savunması bakımından bir endişe içinde bulunmalarının gereği yoktur".
Bulgar Çiftçi partisi Başkanı ve Başbakan A. Stamboliyski hükümeti, 1920 yılının başlarında Türkiye'de bir diplomatik temsilcilik açmak için birkaç kez girişimde bulunmuştu. Ancak müttefik devletler, Bulgar hükümetinin bu isteğine sürekli olarak karşı koymuşlardı. Bu durum karşısında Fransız Hükümeti, Paris'teki Bulgar elçisi Savov aracılığıyla Bulgar hükümetine, Türkiye ile ilişkilerin tesisi konusu, barış antlaşmasında belirtildiği şekilde kalmak zorunda olduğunu müttefikleri ile yaptığı istişareler sonunda bildirdi.
Ankara'da T.B.M.M. kurulduktan sonra Stamboliyski, müttefiklerin etkisi altındaki İstanbul hükmeti ile Ankara'daki hükümet arasındaki farkı açıklıkla anlatmakta ve milletin yegane temsilcisinin Anadolu'daki hükümet olduğun görmekteydi. 1921 yılı başlangıcında, sadece ekonomik sorunlarla ilgilenmek üzere İsveç elçiliğinden ayrılan Bulgar diplomatik temsilciliği, daha bağımsız çalışmaya başlamıştı. Ancak bütün diplomatik sorunlar, aracı elçi tarafından çözülmekteydi. Bulgar Çiftçi Hükümeti, Mayıs 1921'de Ankara'ya gizlice Angel Grozkov, Çiftçi Partisi Meclis grubu temsilcisi Yüzbaşı Grigor Pisarev ve Paskal Ençev'den kurulu bir heyet gönderdi. Ancak, bu ziyaret müttefikler tarafından öğrenildi. Batı basını ile Balkan devletlerinden bazılarında bazı kesimlerince Bulgar Çiftçi Partisi'ne karşı sert hücumlara başlandı. Bunların başında İngiliz gazetesi Daily Telegraph gelmekteydi. Bu gazete, 16 Ağustos 1921 tarihli sayısında Türkiye'nin Bulgaristan'da yarı resmi, bir temsilcisinin bulunmasını anlamadığını yazmakta ve Grozkov'un Ankara'da bulunuşunu ele alarak sert hücumlarda bulunup aslında ağır olan Çiftçi Partisi'nin durumunu daha da ağırlaştırmaktaydı.
Devamı Var
İleri