Şahla Padişah Karşı karşıya

Mamafih kumandanları Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da bu bölgeleri fethetmek için harekete geçen Osmanlı kuvvetlerine karşı ellerinden gelen mukavemeti gösterdiler. Çaldıran savaşından önce Osmanlı-Safevî hududu Sivas'a bağlı Suşehri'nden geçiyor, ondan sonra Fırat'ı takip etmek üzere Memlûk-Safevî sınırı başlıyordu. Divriği, Dârende, Malatya, Ayıntab Memlüklerin, Kemah müstahkem kalesi ile Harput ve Urfa da Safevîlerin hudud şehirlerini teşkil ediyordu. Memlûkler-Safevîler ile bu kadar uzun hududa sahip bulunmalarına, gerek kendilerinin gerek Mısır ve Suriye halkının mutaassıp sünnî olmalarına rağmen Şah İsmail'in faaliyetlerine ve tebaası Türkmenlerden onun hizmetine girmelerine kayıtsız kalmıştır. Yavuz Selim Çaldıran savaşı dönüşünde Anadolu'nun kilidi olan müstahkem Kemah kalesini fethetti. Kale kumandanı Varsak Muhammed idi. Muhammed Beğ teslim olmayarak üçyüz Varsak ile ölünceye kadar savaştı. Kemah'ın alınmasından sonra Selim, eski mirahuru ve bir Ak-Koyunlu Türkü olan Bıyıklı Mehmed'i Doğu Anadolu'nun fethine memur etti. Bıyıklı Mehmed, Şah'ın Erzincan valisi Rumlu Nur Ali Halife'yi bugün Tunceli'ne bağlı Ovacık yöresinde (Tekir Yaylağı'nda) ağır bir mağlubiyete uğrattı (Haziran 1515). Nur Ali Halife ile beğlerden Ulaş ve Yaraş öldürüldüler. Eski Kemah kumandanı Varsak Yusuf ve Aygut Oğlu kaçtılar.

Rumlu Nur Ali Halife'nin, Sultan Ahmed ve oğlullarının Selim ile mücadeleye girişmelerinden istifade ederek Sivas, Tokat ve Amasya Kızılbaşlarını ayaklandırdığını ve bunlardan mühim bir kısmını beraberinde Safevî ülkesine götürdüğünü yukarda görmüştük.

Safevî müverrihlerinden bazıları ile Osmanlı müverrihlerinden Lütfi Paşa ve Hoca Sadeddin'e göre Diyarbakır Valisi Ustacalu Muhammed Han, Osmanlı hükümdarına pervasızca mektuplar yazarak onun sefere çıkmasına sebep olduğu gibi, Şahı da Selim ile savaşmaya teşvik etmişti. Bu ne derece doğru bir ifadedir, kesin bir şey söylenemez.

Ancak Muhammed Han, Osmanlı ordusunun Çaldıran ovasına girmesi üzerine yapılan bir meşveret meclisinde düşmana dinlenme fırsatı verilmeden hücum edilmesini teklif etmiş ise de Şah'ın üzerinde daha fazla bir nüfuza sahip olan Şamlu Durmuş Han: "Senin borun Diyarbakır'da öter" diyerek onun gerçekten makul olan teklifini reddettirmişti. Şah İsmail, Muhammed Han'ın savaşta ölümü üzerine Diyarbakır'ı han ünvanı ile Muhammed Han'ın kardeşi Kara Bey'e vermişti. Şah'ın kızkardeşi ile evli olan Kara Han kardeşleri Ulaş ve Süleyman Beğler ile beraber Diyarbakır'da tutunmak için elinden geleni yaptı. Fakat Mardin yakınlarındaki Dede Karğın düzlüğünde yapılan savaştı, ordusunda ateşli silahlar da bulunan Bıyıklı Mehmed Paşa'ya yenildi ve bir kurşun isabeti ile hayatını kaybetti. Dede Karğın zaferi neticesinde hemen bütün Güneydoğu bölgesi kesin bir şekilde Osmanlı idaresine geçti. Bu suretle Türkiye'nin bu istikametteki birliği sağlanmış oldu.

Devamı Var

İleri