Gostivar Türkleri

Yukarda sayılan sebeplerden ötürü, XIX. yüzyılın ilk yarısında halen kendi ana dilinde olmadığı için Makedonya Slavları Yunan eğitimini özellikle din eğitimini ve kültürünü "benimsediler ve kendi malı gibi gördüler." Makedonya Slavları bu dönemde kendi eğitimini "hücre okulları" denilen müesseselerde Yunanca olarak alıyorlardı. Makedonya Slavları'nın o dönemde yetişen öğretmenleri, şairleri ve başka aydın kişileri genellikle Yunan edebiyatı, tarihi, felsefesi, sanatı, başka bir söyleyişle Yunan kültürünün "hayranları oldular, onun ilerlemesi, yayılması ve yükselmesi için çalıştılar." Bu yüzden, onlardan bazıları Yunan Hükümeti tarafından en değerli ödüllerle ödüllendirildiler. Yunanca'yı "anlamayan" Makedonya Slavları, XIX. yüzyılın ilk yarısından itibaren eğitimini ve dinî âyinlerini kendi ana dilinde yapmaya başladılar. Bu hareket aslında Yunan eğitimine, kültürüne ve eritme politikasına karşı bir tepkiydi. Böylece Makedonya "Bulgar" edebiyatının ve kültürünün "Yeniden Doğuş" denilen bir akımı başladı. Bu akımın başında Yunan okullarında eğitim görmüş, Yunan kültürünün eski hayranları ve o kültüre yıllarca hizmet etmiş öğretmenler, şairler vb. aydın kişiler bulunuyordu. Yordan Hacı Konstantinov-Cinot, Dimitar ve Konstantin Miladinov, Grigor Pırliçev, Kuzman Şapkarev ve Georgi Pulevski gibi "Bulgar" asıllı aydın kişiler, 1835-1839 yılları arasında Zletova, Üsküp, Köprülü ve Makedonya'nın başka yerlerinde eğitimin "Bulgarca" yapılması için çalıştılar. Söz konusu dönemde Makedonya'nın hemen hemen her yerinde "Bulgar" "hücre okulları" açıldı. Bu okulların açılmasında en büyük işi kiliseler yaptı.

Makedonya'nın her yerinde kiliseler ve okullar açıldı. Kiliselerin ve okulların açılması için hiçbir zorluk çıkartmadan dönemin Padişahı gereken ruhsatnameleri verdi. Böylece, "Kilise Belediye Okulları" denilen eğitim müesseseleri meydana geldi. Bu müesseselerin bakımı yerli "Bulgar" halkına bırakıldı. Söz konusu müesseseler zamanla komşu Balkan devletçikleri Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan'ın dinî ve siyasî baskılarına karşı gelmeye başladılar. Böylece, bu dönemden itibaren, Makedonya Bölgesi'nde esas mücadele Osmanlı Devleti ve Makedonya Hristiyanları arasında değil, bu Hristiyanları kendilerine bağlamaya çalışan Yunan, Sırp ve 1870'den sonra Bulgar Eksarhlığı arasında yürütülmeye başladı. Osmanlı Devleti, Makedonya "Bulgar" halkına ve onun "Yeniden Doğuş" eğitim ve kültür hareketine karşı oldukça iyi davrandı. Onun yayılması, güçlenmesi ve ilerlemesi için din, eğitim ve kültür müesseselerinin kurulması konusunda hiçbir zorluk çıkartmadan gereken yardımı yaptı.

XIX. yüzyılın ilk yarısından itibaren Osmanlı Devleti, Avrupa devletlerinin askerî, ekonomik, siyasî vb. baskıları yüzünden kendi çöküşünü ve bu devletler arasında parçalanmasını önlemek için adı geçen devletlerin eğitim, ekonomik, hukuk, "siyasî" vb. müesseselerini "kopya ederek" uygulamaya başladı. Bu uygulama resmî olarak 3 Kasım 1839'da yürürlüğe giren Gülhâne Hatt-ı Hümâyûn'un (Tanzimat Fermanı) içerdiği ıslâhatlarla başladı. Islâhatların en önemlileri bütün Osmanlı unsurlarının hayat ve mülklerinin güvence altına alınması, her türlü ibadete hürriyetin sağlanması, milliyet ve din farkı yapmadan devlet hizmetinde görev alabilmeleri ve karma mahkemelerin kurulması oldu. Böylece Tanzimat Fermanı ilk büyük ıslâhat hareketini dile getiren çok önemli bir metin oldu.

Şubat 1856'da yürürlüğe giren Islâhat Hatt-ı Hümâyûnu'nun içerdiği ilkelerden en önemlileri kişisel hayat, mülk, şeref ve haysiyetin korunması, Türk ve Müslüman olmayan unsurlara önceden tanınmış olan imtiyazlara saygı göstermek, kiliseler lehine alınan vergilerin kaldırılması, bütün din mensuplarına dinî merasimin icrası hususunda hürriyetin sağlanması, Devlet'te din ve dil dolayısı ile bir tebaa zümresinin diğer zümreden ayrı tutulmaması, bütün tebaaların din farkına bakmadan mülkî ve askerî memuriyetlere alınabilmesi idi. Gülhâne Hattı'nın öngördüğü ıslâhatların uygulanması için, Osmanlı eğitim sisteminin Avrupalaştırılması gerekiyordu. Bu amaçla 1869'da "Maarif Umumiye Nizamnamesi"ni getirerek, Bâb-ı Âli esasta Avrupa eğitim sisteminin kopyasını resmî olarak benimsemiş oldu.

Osmanlı Devleti'ni çağdaşlaştırmak ve güçlendirmek amacıyla getirilen ve bir kanunlar, emirler vb. hukuk sistemi olan 1839 Gülhâne Hatt-ı ve 1856 Islâhat Hatt-ı Hümâyûn'u, Osmanlı Devleti'nde yaşayan Türk ve Türk olmayan halkların eğitim, kültür, ekonomik, siyasî vb. alanlarda ilerlemesine imkânlar yarattılar, hattâ Hristiyanlar'a imtiyazlar tanıdılar. Tanzimat ıslâhatları Makedonya ''Bulgar" halkının da ekonomik, siyasî ve sosyal durumun etkilediler.

Tanzimat'ın yarattığı imkânlardan faydalanan Makedonya "Bulgar" halkı, XIX. yüzyılın ilk yarısında kurduğu "hücre okulları" yerine, ana dili üzerinde eğitim yapılan çağdaş okullar, kitaplıklar ve okuma yerleri açtı, gazeteler çıkardı, kitaplar yayınladı, eski ve harab olmuş kiliseleri onardı ve çok sayıda yeni kilise inşa etti. Hattâ çok sayıda tüccarın Orta Avrupa tüccarlarıyla ticaret yapmaları bile Osmanlı Devleti'nin adı geçen halka sağladığı eşitlik şartları altında yapıldı. Makedonya Hristiyanları istedikleri gibi eğitim aldılar, öğretmenlerini istedikleri gibi yetiştirdiler, ders programlarını Devlet'in denetimi dışında kendi din, mezhep ve millî ülkülerine göre düzenlediler. Onlar eğitimlerini kendilerinin açtıkları kilise-belediye okullarında aldılar. Bu okullarda öğrencileri devlet ülküsü yerine "Bulgarlık", Slavlık ve Hristiyanlık ülkülerine bağlı olarak yetiştirdiler.

1836-1876 yılları arasında Osmanlı Devleti'nin hoşgörüsüyle ve ruhsatıyla, Makedonya'nın hemen hemen her yerinde kilise-belediye okulları açıldı. Meselâ, 1837 'de Köprülü, 1840'da İştip, 1848'de Üsküp, 1850'de Köprülü (birkaç okul daha), 1852'de Kumanova, 1854'te Kalkandelen, 1857'de Ustrumca, Kılkış ve Cumalı, 1858'de Üsküp (iki okul daha), 1859'da Pirlepe, Manastır, Ohri ve Bansko, 1860'da Ohri, Kavadar ve Vardaryenicesi, 1861'de İştip, 1862'de Nevrekop, 1864'te Eğridere, 1864/65'te Negotin ve Kavadar (birer okul daha), 1865'te Manastır ve Radoviş, 1866'da Selanik, 1867'de Resne, Debre, Pehçova ve Razlık, 1868'de Pirlepe (bir okul daha), 1869'da Ohri, Kuruşova ve Voden, 1870'te Kırçova, Gostivar, Ustrumca ve Doyran, 1871'de Kıratova ve Serez, 1873'te Prespa, Petriç, Melnik ve Selanik'te açıldı.

Devamı Var

İleri